Okul Müdürlerinin Ders Denetimi

Okul Müdürlerinin Ders Denetimi

9 Ekim 2018 Kapalı Yazar: admin

OKUL MÜDÜRLERİNİN DERS DENETİMİ

Dr.Mehmet BİREKUL

Giriş
Eğitim, bilgi çağının özellikleri doğrultusunda gereken yeterliklere sahip bireylerin yetiştirilmesinde de önemli bir role sahiptir (Memduhoğlu, 2012: 135). Bilgi çağı ile birlikte bilginin üretiminde ve teknolojide değişmeler meydana gelmektedir. Bu durum bireylerde ve örgütlerde sürekli bir değişim ihtiyacı doğurmaktadır. Bu yoğun değişim ortamı diğer örgütler gibi eğitim örgütlerini de etkilemektedir (Memduhoğlu ve Zengin, 2012: 133). Bunun doğal bir sonucu olarak da, eğitim örgütlerinin dinamik bir yapıda olması gerekmektedir.
Eğitim sisteminde denetim kavramı için farklı ifadeler kullanılmaktadır. Denetleme, kontrol, inceleme, soruşturma, irşat, tetkik, tahkikat, muayene ve murakabe kavramları denetim sözcüğünün yerine kullanılabilen diğer kavramlardandır (Açıkgöz, 2001: 107). Eğitim sisteminde okul müdürü, öğretmen ve müfettişlerin görev ve sorumlulukları tartışılmaz derecede önemlidir. Okul yönetimi açısından okul müdürü, öğretmen ve müfettişlerin okulu daha verimli hale getirmek için çalışmaları ve her geçen gün toplumdaki yenilik ve değişimlere kendilerini uyarlamaları okulun verimliliği açısından oldukça büyük önem taşımaktadır (Barutcu, 2003: 3).
Denetim bütün örgütsel süreçlerde amaçlara ve hedeflere ulaşılabilmesi, örgütsel işleyişin etkililiği ve verimliliği, örgütsel gelişimin sağlanması gibi birçok hususta büyük önem teşkil etmektedir. Eğitim ve öğretim gibi çok önemli bir toplumsal görev üstlenen okullarda da denetim, özellikle de öğretimin denetimi önemi göz ardı edilemeyecek bir uygulamadır. Öğretimin denetimi okul müdürlerine devredilmeden önce de okullar da ders denetimleri maarif müfettişleri eliyle belirli aralıklarla yapılmaktaydı. Ancak bu denetimlerin çoğu maarif müfettişlerinin idari denetime yoğunlaşmaları ve ders denetimlerini ikinci plana atmaları nedeniyle verimli olamamaktaydı. Bu iddia bu konuda yapılan çeşitli araştırmalarca da desteklenmekteydi (Şahin, 2005: 77).
Oysa öğretimde denetimi etkili ve işlevsel kılan en önemli özelliğin okulda öğretim süreçlerini bütün yönleriyle ele alan ve süreklilik arz eden bir anlayışla yürütülmesi olduğu ileri sürülebilir. Açık sistemler olarak değişime ve gelişime her an açık kurumlar olarak okullarda ders denetimi uygulamaları bu gelişmelere ayak uyduracak biçimde yapılandırılmalıdır. Okulların içinde bulunduğu çevresel, sosyal, kültürel ve ekonomik şartları en iyi bilen okul müdürleridir. Bu nedenle ders denetimi uygulamalarının en etkili şekilde okul müdürleri tarafından yürütülebileceği ve ders denetimi uygulamalarında devamlılığın sağlanmasının en önemli araçlarından birinin denetimlerin okul müdürleri vasıtasıyla gerçekleştirilmesi olduğu öne sürülebilir.
Okul yöneticisi günümüz şartlarında sürekli değişen, gelişen bir atmosferin içerisinde yer almaktadır. Bu sebeplerden dolayı devamlı kendini geliştirmeli, yetiştirmeli ve emrindeki öğretmenlerin dahası etrafındaki öğretmenlerin şahsi ve mesleki kalitesinin artması yönünde her türlü desteği sağlamalıdır. Okullarda öğretim ve öğrenimin geliştirilmesine yönelik bir seçenek olarak, okul müdürlerinin öğretmenlerle çalışırken daha fazla doğrudan gözlem ve denetim sorumluluğu bulunmaktadır. Son yıllarda, eğitim sisteminde denetim uygulamasında gözlenen değişimler eğitim bilimleri araştırmacılarının ilgisini çekmektedir. Bununla birlikte nitel ve nicel yöntemle yapılan ve yayınlanan çalışma sayısı çok azdır. Mevcut uygulamanın bilimsel olarak incelenmesi, olası eksikliklerin irdelenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi için bu konuda yeni araştırmalara gereksinim duyulmaktadır. Bu kapsamda araştırmada okul müdürlerinin ders denetimi ele alınacaktır.
1. Denetim
Denetim, değerlendirme fonksiyonu ile birlikte yönetim sürecinin bir öğesi
olarak ilk kamu kuruluşlarının örgütlendirildiği, yönetim süreçlerinin uygulamaya
konulduğu dönemle birlikte başlamıştır. Genel bir ifade ile her toplum sistemlerini
kurduğunda, sistemler içinde teftişe de yer vermişlerdir (Öz, 2003: 3). Genç
(2007:175)’e göre denetim örgütte gerçekleşenler ile planlananların karşılaştırılması
sürecidir. Denetimle faaliyetler planlarla karşılaştırılır ve faaliyetler planlardan
saptığı takdirde, gerekli düzeltmeler yapılır.
Aydın (2007: 11) göre, denetim sistemi, her karmaşık örgütte vardır. Bu bir örgütsel ve yönetimsel zorunluluktur. Denetimin temel amacı, örgütün amaçlarının gerçekleştirilme derecesini saptamak, daha iyi sonuç alabilmek için gerekli önlemleri almak ve süreci geliştirmektir. Bu amaçla, örgütsel işleyiş bir bütün olarak, planlı ve programlı bir biçimde sürekli olarak izlenir, eksik yönleri saptanır, düzeltilir; hataların yinelenmesi engellenmeye ve daha sağlıklı bir işleyiş gerçekleştirilmeye çalışılır. İşlevsel bir yapıya ve sağlıklı bir işleyişe sahip olan bir denetim sisteminin, ölçütlerinden sapma eğilimlerini, daha sapmalar meydana gelmeden ve örgütte büyük kayıplara yol açmadan saptaması ve düzeltmeler yapması beklenir. Bu güçte olan bir denetim sistemine sağlıklı bir sistem denebilir.
Denetim, önceden kabul edilen örgütsel amaçlar doğrultusunda örgütsel eylemlerin ve faaliyetlerin yine önceden belirlenen ilke ve kurallara uygun olup olmadığının belirlenmesi süreci olarak düşünülebilir. Teftiş ya da denetim, klasik bir tanım olarak, kamu yararı adına çalışan insanların davranışlarını ve ortaya koydukları ürünleri kontrol etme süreci, örgütsel eylemlerin kabul edilen amaçlar doğrultusunda saptanan ilke ve kurallara uygun olup olmadığı konusunda yapılanları anlama ve değerlendirme süreci olarak tanımlanmaktadır (Yıldırım, 2013: 23).
Bütün sistemlerin temel öğelerinden birisi olarak kabul edilen denetim, kontrol ve değerlendirme süreçleri ile düzeltme ve geliştirme eylemlerini bir bütün olarak kapsamaktadır (Gülşen, 2016: 382). Kayıkçı’ya (2007) göre denetim; her örgütün amaçlarını etkin olarak gerçekleştirebilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için bir koşuldur. Gökçe (1994: 75)’de benzer şekilde denetim sürecini; durum saptama, değerlendirme, düzeltme ve geliştirme aşamalarından oluşan çembersel bir eylem olarak nitelendirmiştir. Durum saptama ve değerlendirme, denetimin asıl amacı olan düzeltme ve geliştirmenin birer aracıdırlar. Eğitim denetimi sistem içi eksikliklerin ve aksaklıkların tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve düzeltilmesi etkinliklerini içeren döngüsel bir işleyişe sahiptir. Bu sayede eğitim sistemi kendi içinde değerlendirme ve düzeltmeler yaparak gelişimini sürdürmektedir.
2. Ders Denetimi
Eğitim faaliyetlerinin en önemli öğesi olan öğretmenin değişmekte ve gelişmekte olan çağın yenilikleri karşısında başarısını sürdürebilmesi için sürekli geliştirilmesi ve eğitim etkinliklerinde desteklenmesi gerekmektedir. Öğretmenlerin mesleki problemlerinde, onlara yardım ve rehberlikte bulunabilmek amacıyla, bu görevin yerine getirilmesinde büyük ve en önemli sorumluluk okul müdürlerine düşmektedir (MEB, 2015: 16). Okulların en temel amacının öğretim faaliyetlerini okulun amaçlarına uygun olarak yerine getirmek olduğu düşünülürse ders denetiminin eğitim sürecinde özel bir öneme sahip olduğu ileri sürülebilir. Ders denetimi öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sağlayarak öğretimin kalitesini arttırmayı amaçlayan bir eğitim sürecidir (Kutsyuruba, 2003: 10).
Wanzare ve Costa’ya (2000: 48) göre eğitim öğretim faaliyetlerinin gerçekleştiği yer genellikle sınıf ortamlarıdır. Burada öğretmenlerin eğitim öğretim sürecini nasıl kullandıkları önemlidir. Öğretmenler sürecin içinde olduklarından, çoğu kez süreci tepeden izleyemeyebilirler. Dolayısıyla da önemli sayılabilecek bazı hususları gözden kaçırabilirler. İşte bu arada denetim, öğretmenlere etkin sınıf uygulamaları konusunda geri besleme sağlayarak onların profesyonel gelişimlerinin artmasını sağlar (Wanzare ve Costa, 2000: 48’den aktaran; Gündüz, 2012: 2).
17 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği”nde, 2015-2016 öğretim yılından itibaren tüm öğretmenlerin, okul müdürlerince değerlendirmeye tabi tutulacakları belirtilmektedir. Yönetmeliğin 54. Maddesinin hükümlerine göre, öğretmenlerin başarı, verimli ve gayretlerini ölçmek üzere her ders yılı sonunda okul müdürleri tarafından değerlendirme yapılacaktır ifadesi yer alır (MEB, 2015: 16).
Ders denetiminin amacı sadece var olan durumu ortaya koymak değil, eksiklikleri ortadan kaldırarak öğretimin kalitesini arttırmaktır. Ders denetimi öğretim süreçlerinde etkililiğin farklı öğelerini tek bir eğitsel etkinlik altında birleştirme görevi görür. Denetim, öğretim ve öğrenme, eğitim sistemlerinin ana unsurlarıdır ve bu üç faktör olmadan eğitim sisteminin etkililiğinden bahsedilemez (Fritz ve Miller, 2003: 13).
3. Okul Müdürlerinin Ders Denetim Görevi
Türk eğitim sisteminde öğretmene ders denetimi yapılmasını belirten yasal düzenlemeler bulunmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği’nde öğretmenin denetim ve değerlendirmesinin müfettişler tarafından yapılacağı ifade edilmiştir. Ancak 24 Mayıs 2014’te yayınlanan MEB Rehberlik ve Denetim Başkanlığı İle Maarif Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği’nde müfettişlerin görev alanları arasında ders veya öğretmen denetimi yer almamıştır. Durumun böyle olması önceden beri okul müdürünün görev alanları arasında da sayılan ama daha çok müfettişlerce yapılması nedeniyle okul müdürleri tarafından yeterince yerine getirilmediğini söyleyebileceğimiz ders denetiminin okul müdürleri tarafından yapılmasının öneminin arttığı şeklinde ifade edilebilir. Ocak 2000’de yayımlanan 2508 sayılı Tebliğler Dergisinde Anaokulu Müdürü (s. 63), İlköğretim Okulu Müdürü (s. 67), Lise Müdürü(Genel Lise) (s. 71) ve Lise Müdürü (Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumu) (s. 75) için okul müdürünün ders denetimi görevinden bahsedilmiştir. 28 Ekim 2016’da yayımlanan “Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği”nde ise 78. maddenin 4. fıkrasında okul müdürlerinin görevinden bahsederken “Öğretmenlerin performanslarını artırmak amacıyla her öğretim yılında en az bir defa dersini izler ve rehberlikte bulunur” ifadesi görülmektedir.
Ders denetiminde okul müdürünün daha etkin görev almasının sebeplerinden birinin eğitim sistemindeki değişiklikler olduğu söylenebilir. Eğitim yönetimindeki gelişmeler, sayısı ve niteliği artarak devam eden araştırma sonuçları ve eğitim alanında ülkemizde çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle okul başarısının ve öğrencilerin bireysel başarısının sorumluluğu büyük oranda okul müdürlerine bırakılmıştır (Korkmaz, 2005: 240). Yılmaz’a (2009: 25) göre okul müdürünün ders denetimine verilen önemin artmasında şu gelişmelerin etkili olduğu söylenebilir:
-Okul yöneticilerine biçilen liderlik rollerinin (eğitim liderliği, öğretim liderliği, kültürel liderlik, moral liderlik, öğrenen liderlik, dönüşümcü liderlik, vizyoner liderlik, kalite liderliği gibi) önemli etkisi. Çünkü artık okul yöneticilerinin öğretim lideri olmaları beklenmektedir.
-Denetim düşüncesinde meydana gelen değişiklikler. Çünkü denetim sadece kontrol amaçlı değil daha çok rehberlik ve geliştirme süreci olarak görülebilir.
-Okulda yürütülen bütün etkinliklerin, eğitim öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi amacıyla yapılıyor olması gerçeği.
-Denetim etkinliklerinin okul geliştirme çalışmalarıyla ilişkili olması.
-Etkili okul düşüncesinin gelişmesiyle birlikte okul yöneticilerinin üstlenmesi gereken görevler.
-Okul kadrosunun performans gelişiminden okul yöneticisinin sorumlu olması
-Denetim sürecinde aynı örgütsel ortamda bulunmanın daha başarılı denetim sonuçlarına ulaşılabileceği düşüncesi
-Öğretmenleri denetlemek üzere görevli denetmen sayısının yetersizliği
-Denetmenlerin ders denetimlerinin kısa süreli olması
-Denetim sistemindeki eksiklikler.
Yönetim süreçleri arasında yer alan teftiş okul yönetiminin bir öğesidir (Bursalıoğlu, 2013: 126). Denetim yapma görev ve sorumluluğu okul yöneticisine aittir (Özmen ve Batmaz, 2006: 104). Okul yöneticisi okulla ilgili tüm genel denetim, kontrol ve koruma görevlerini yaparken aynı zamanda öğretimin denetimine de gereken önemi vermesi gerektiği söylenebilir. Ancak böyle bir durumda okuldaki öğrenme ve öğretme süreçlerinin daha nitelikli olması sağlanabilir (Topçu, 2010: 33). Eğitim yöneticileri öğretmen denetim sürecinde çok çeşitli yöntem ve teknikler kullanmaktadır. Klinik denetim, gelişimsel denetim, eş yönlendirmeci denetim (peer coaching), mesleki portfolyo, eylem araştırması ve mesleki gelişme planları bu modellerden yalnızca bazılarıdır (Karadağ, Baloğlu ve Küçük, 2010: 418). Thobega ve Miller’e (2007: 64) göre öğretmen denetiminin yaygın olarak kabul gören birkaç modeli vardır. Bu modeller, klinik, bağlamsal, farklılaştırılmış, kavramsal ve gelişimsel denetimi içerir. Çeşitli model ve yapılarda görülen öğretmen eğitiminin üç temel unsuru konu ve pedagojik bilgi, eğitimin teorik temelleri ve okul deneyimi (öğretim uygulaması) ‘dir (Mudavanhu, 2015: 98).
Öğretmen denetimi iki temel amaçla yapılır. Bunlardan birincisi, öğretmenin mesleki gelişimini sağlamaktır. Böylece etkili eğitimin gerçekleştirilmesi için katkıda bulunulur. Diğer amaç öğretmenin mevcut performansını değerlendirerek öğretmenin mesleki durumu hakkında karar vermektir (Özmen ve Batmaz, 2004: 5). Mesleki gelişim amaçlı denetim, öğretmenler için kaygı durumu oluşturmazken; mesleki durum hakkında karar vermeye yönelik olan denetim şekli karar vermeye yönelik olduğundan kaygı yaratabilir.
Denetmenlerin “diğer öğretmenleri ziyaret etmek ve değerlendirmek, derslerini onlarla tartışmak ve onlara devam etmeleri ve neleri değiştirmeleri gerektiği konusunda onlara tavsiyelerde bulunmak” şeklinde sorumlulukları vardır (Bailey, 2006: 3). Bu yüzden öğretmenin değerlendirilmesi, sadece kontrolle kalmayıp sınıfta öğretimi geliştirecek ve öğretmenin mesleki gelişim sürecine katılımını teşvik edecek süregiden bir biçimlendirme süreciyle sonuçlanmalıdır (Benigno, 2016: 128). Denetimle öğretmene mesleki yardım sağlanması, eğitim-öğretim faaliyetleriyle ilgili düşünme, tartışma ve yeni araştırma alanları oluşturulması sağlanabilir (Köybaşı ve Dönmez, 2012: 240).
Okul müdürleri öğretmen performansını değerlendirmede iki denetim şekli kullanır. Bunlar tümsel değerlendirme ve formatif değerlendirmedir. Tümsel değerlendirme bir öğretim yılının tümünün değerlendirilmesi şeklinde olur. Formatif değerlendirme ise daha çok eğitim öğretim esnasında yapılan ders denetimi şeklinde olur (Özmen ve Batmaz, 2004: 5). Okuldaki öğrenme ve öğretme sürecinde stratejik öneme sahip kişiler öğretmenler ve okul yöneticileridir (Özdemir, Kartal ve Yirci, 2014: 191). Okul müdürleri, okulun örgütsel amaçlarına ulaşması ve öğretmenlerinin en üst düzeyde performans gösterebilmesini sağlamak için çaba gösterir (Korkmaz, 2005: 40). Bu amaçla okul yöneticisi öğretmenleri çalışmalarında yönlendirir, öğretmenlere liderlik eder ve örgütün hedefleriyle eşgüdümlü çalışılmasını sağlar (Korumaz ve Kocabaş, 2013: 393).
Gittikçe karmaşıklaşan ve rekabetçi bir hal alan eğitim sistemiyle birlikte eğitim örgütü çalışanlarının beklentileri ve gereksinimleri değişmiştir. Durum böyle olunca bu gereksinimleri karşılayabilecek etkin yöneticiler ihtiyacı doğmuştur (Özdemir, Tekin Bozkurt ve Aydın, 2015: 152). Sınıf içi eğitimin denetlenmesi de dahil olmak üzere, okul içinde faaliyetleri koordine etmek zorunda olan iyi bir okul müdürü olmadan bu tür tam gelişme mümkün değildir (Egwu, 2015: 99). Ayrıca etkili bir yönetici yetkin olmalı, sağlam bir araştırma geçmişine sahip olmalı ve öğrencilerini yönetebilmelidir (Kaur, Sidhu, Fong ve Jamian, 2015: 37).
Yöneticiler örgütlerin etkin ve verimli olmasını sağlamaya çalışır. Tüm çalışanların örgütün amaçları doğrultusunda çalışmasını sağlayarak etkin örgüt oluşturur (Ünal, 2000: 84). Bir kurumun verimliliğini en üst düzeye çıkarmak örgütün tüm kaynaklarını en verimli şekilde kullanmakla mümkündür. Bir örgüt için en öncelikli kaynak ise insan kaynaklarıdır (Yılmaz ve Ceylan, 2011: 280). Okul için ise en değerli insan kaynağı öğretmenlerdir. Öğretmenlere doğru rehber olunması kurumun ve çalışanların menfaatleri açısından büyük önem taşımaktadır (Korkmaz, 2005: 414).
Öğrenme öğretme sürecinin dinamik bir süreç olduğu düşünülürse öğretmenlerin bu süreçte sürekli bir gelişim ve yenilenmeye ihtiyaç duydukları söylenebilir. Ancak bu gelişimde her zaman öğretmenlerin kendi çabaları yeterli olmamaktadır. Okul yönetimi denetim süreciyle öğretmenlere kendilerini geliştirme ve öğrenme öğretme sürecinin iyileştirilmesinde öğretmene yardımda bulunur (Taşdan, 2008: 75). Öğretimin denetimi, öğretmenlerin mesleki gelişim ve öğretimi bütün olarak iyileştirmesine yardımcı olmak için gerçekleştirilir (Dea, 2016: 108).
Öğrenme öğretme sürecinde öğretmenlerin motivasyonlarını etkileyen pek çok unsur bulunmakla birlikte alanyazındaki araştırmalar, okulda öğretmenlerin motivasyonunun artmasını sağlayan en önemli unsurun okul yöneticisi olduğu sonucuna ulaşmıştır (Özdemir, Kartal ve Yirci, 2014: 191). Dolayısıyla okul müdürlerinin tutum ve davranışlarının bu süreçte oldukça önemli olduğu söylenebilir. Çünkü okul müdürünün olumlu tutum ve davranışları öğretmenlerin motivasyonlarını da pozitif yönde etkilemektedir (Özdemir, Kartal ve Yirci, 2014: 191).
Öğretmeni değerlendiren kişiler olan yönetici ve maarif müfettişlerinin öğretmen ile onun imkan ve koşullarını tanımaları gerekmektedir (Konan ve Oğuz, 2014: 124). Yönetici ve öğretmenlerin aynı okulda bulunması sebebiyle, öğretmenlerin koşullarını tanımaları açısından yöneticilerin avantajlı durumda oldukları söylenebilir. Yine okul müdürleri ve öğretmenlerin aynı ortamda bulunması denetim uygulamasının sadece birkaç kez ile sınırlı kalmayıp sürece yayılmasını sağlayabilir. Bu durum öğretmenin gerçek performansının daha iyi kontrol edilmesinde etkili olabilir.
Denetimin doğası gereği kaygı uyandırıcı bir mekanizma olduğu ifade edilebilir. Denetlenmeye karşı direnme insanın doğası gereği bir durumdur (Göker ve Gündüz, 2014: 132). Bu yüzden ders denetimi uygulamalarının daha başarılı olabilmesinde öğretmen ile yönetici arasındaki iletişimin önemli bir etken olduğu söylenebilir. Okul yöneticileri ancak etkileyici ve inandırıcı iletişim yeteneğine sahip olursa çevresinde daha olumlu bir hava yaratabilmektedir (Özdayı, 1998: 223). Özellikle yapılan değerlendirme amaçlı denetleme öğretmende strese neden olabilir. Çünkü denetmen tarafından yapılacak olası bir olumsuz değerlendirme, denetlenenin özlük haklarında olumsuz sonuçlara da yol açabilir (Göker ve Gündüz, 2014: 134). Bu ancak okul müdürü ve öğretmen arasında oluşabilecek olumlu hava ile aşılabilir. Böylece öğretmenlerin ders denetiminin sadece kontrol amaçlı yapılmadığını, aynı zamanda bu sürecin kendilerinin mesleki ve kişisel gelişimini sağlayabilecek bir süreç olabileceği düşüncesinin oluşması sağlanabilir. Dolayısıyla denetleyenler ile öğretmenler arasında etkili iletişim gerçekleştirebilirse, denetim uygulaması öğretmenlerin mesleki gelişimleriyle birlikte bireysel gelişimlerine de katkıda bulunabilir (Konan ve Oğuz, 2014: 124).
Sonuç
Öğretimde denetim eğitim sistemleri açısından bakıldığında öğrenme ve öğretme süreçleri kadar önemlidir. Bunun nedeni öğrenme ve öğretme süreçlerinde geliştirme çabalarının denetim ve değerlendirme süreçleri ile mümkün olabileceği gerçeğidir. Etkili okullarda denetim öğretim de amaç birliği sağlanmasında etkili rol oynar. Etkili okullarda denetim bütün alt sistemlerin okulun amaçlarına uygun olarak faaliyet göstermesi için onları aynı amaç altında toplayan unsurdur.
Okul yöneticileri eğitim kurumlarında hem öğretim hem idari lider olarak hizmet eder. Etkili yönetim denetimle mümkün olur ve yönetim süreçlerinin bir son basamağı olduğundan yöneticinin görevidir. Okul yöneticilerinin görevleri kapsamında yer alan öğretmen denetimi iki temel amaca dayanır. Bunlardan birincisi, etkili eğitimin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmaktır. Okullarda yapılan eğitimin her bakımdan amaçlara uygun, etkili ve verimli olması sağlanmaya çalışılır. İkinci amaç ise öğretmenin mesleki durumu hakkında karar vermektir. Yönetici bu amaçlara ulaşmak öğretmenin mesleki gelişimini sağlar ve mevcut performansını değerlendirir.
Ders denetimi genel anlamıyla öğretmenin işlediği ders esnasında yapılan denetimdir. Ders denetimi, bir öğretim kurumunda, öğretici olarak görev alan öğretmenlerin öğretim ve eğitim etkinliklerindeki çalışmaların gözlenmesi, incelenmesi ve değerlendirilmesi faaliyetleridir. Ders denetimleri kontrol amaçlı yapıldığı gibi rehberlik amaçlı da olabilir. Rehberlik amacıyla yapılan ders denetimi öğretmenlerin olası eksikliklerini önlemek ve eğitim sürecini geliştirmek için, kontrol amaçlı yapılan ders denetimi ise eksiklerin tespit edilerek giderilmesi için yapıldığı söylenilebilir.
Sonuç olarak okul yöneticileri tarafından yapılan ders denetimi, bir öğretim kurumunda, öğretmenin öğrenci ile karşı karşıya bulunduğu ve öğretim yaptığı sırada davranışlarının gözlenerek, ders öncesi ve sonrasında hazırlamış olduğu etkinliklerinin incelenerek değerlendirilmesinin yapıldığı bir denetim türüdür. Aynı zamanda da öğretmenin öğretim yapma ve ders anlatmadaki başarısını değerlendirerek, geliştirilmesini, mesleğe ve çevreye uyumunun sağlanmasını, eğitimde meydana gelen yenilik ve gelişmelerin tanıtılarak, mesleki yardımda bulunulması, eksik ve hataların saptanarak giderilmesi ve geliştirilmesini de amaç edinir. Son yıllarda okul müdürlerine verilen yetkilerle yeniden şekillenen yöneticilik, okul müdürlerinin denetim etkinliklerine daha fazla önem verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle okulda eğitim lideri olarak görülen okul yöneticisi eğitim öğretimi her yerde gözlemleyebilmekte ve denetimini de yapabilmektedir.
Kaynakça
Açıkgöz, S. (2001). Türk ulusal eğitiminde teftiş sisteminin yapısı, işleyişi, sorunları ve öneriler. 2000 Yılında Türk Milli Eğitim Örgütü ve Yönetimi Ulusal Sempozyumu, 11¬13 Ocak,107-118. Ankara: Tekışık Vakfı Yayınları
Aydın M. (2007). Çağdaş Eğitim Denetimi. 5.Baskı, Hatiboğlu Yayınevi, Ankara
Bailey, K. M. (2006). Language teacher supervision: A casebased approach. New York, NY: Cambridge University Press.
Barutcu, Ş. (2003). Erzurum İli Merkez İlköğretim Okulu Müfettiş Yönetici ve Öğretmenlerin Bakışları Açısından Yönetici Teftiş Formu’nda Yer Alan Davranışların Önem ve Gösterilme Düzeyi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Erzurum
Benigno, S. (2016). A viable solution to ımplementing effective ınstructional supervision. Journal of Education andLearning. 5(1). 128-132.
Bursalıoğlu, Z. (2013). Okul yönetiminde yeni yapı ve davranış. (18. Baskı). Ankara: Pegem Akademi
Dea, M. (2016). The nexus between ınstructional supervision, supervisors’ and teachers’: the practical paradox and its effect on quality education a case of woliat zone administration elementary and secondary schools (1-8). Journal of Education and Practice. 7(7). 108-118.
Fritz, C., ve Miller, G. (2003). Supervisory options for instructional leaders in education. Journal of Leadership Education, 2 (2), 13-27
Genç, N. (2007). Yönetim ve Organizasyon, 3.Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, ss.21-175
Gökçe, F. (1994). Eğitimde Denetimin Amaç ve İlkeleri, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 10, Sayı 10, 73-78
Göker, S. D. ve Gündüz, Y. (2014). Denetime gösterilen tepki ve bu tepkiyi azaltma yolları. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 31. 129 – 148.
Gülşen, C. (2016). Türkiye’de Eğitim Yöneticileri ve Maarif Müfettişleri, Seçme Atama ve Yetiştirme, Ankara: Pegem Akademi Yayını
Gündüz, Y. (2012). Eğitim Örgütlerinde Denetimin Gerekliliği: Kuramsal Bir Çalışma, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 34, Aralık 2012, 1-4
Karadağ, E., Baloğlu N. ve Küçük, E. (2010). Yönetici denetimi algısının öğretmenlerin motivasyon düzeyine etkisi: bir path analizi çalışması. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi. 8(2). 417-437.
Konan, N. ve Oğuz, V. (2014). Okul öncesi öğretmenlerinin Öğretmen Teftiş Formu’ndan aldıkları puanların analizi. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 10(3). 123¬136.
Korkmaz, M. (2005). Okul yöneticilerinin yetiştirilmesi: sorunlar çözümler ve öneriler. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi. 25(3). 237-252
Korumaz M. ve Kocabaş, İ. (2013, 7-9 Kasım). Öğretmen görüşlerine göre okul müdürlerinin yeterlikleri. Marmara Üniversitesi 8. Ulusal Eğitim Yönetimi Kongresinde sunuldu, İstanbul.
Köybaşı, F. ve Dönmez, B. (2012). İlköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre eğitim denetmenlerinin rollerini gerçekleştirme düzeyleri. Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi. 1(3). 339-346.
Kutsyuruba, B. (2003). Instructional supervision: Perceptions of Canadian and Ukranian beginning high school teachers (Unpublished master’s thesis). University of Saskatchewan, Saskatoon, Kanada
MEB (2015). Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, Resmi Gazete, Sayı: 29329
MEB. (2015). Maarif Müfettişlerinin Görev Standartları, Ankara: Rehberlik ve Denetim Başkanlığı
Memduhoğlu, H, B. ve Zengin, M. (2011). Çağdaş Eğitim Denetimi Modeli Olarak Öğretimsel Denetimin Türk Eğitim Sisteminde Uygulanabilirliği, Kuramsal Eğitimbilim Dergisi, Cilt 5, Sayı 1, 131-142
Memduhoğlu, H. B. (2012). Öğretmen, Yönetici, Denetmen ve Öğretim Üyelerinin Görüşlerine Göre Türkiye’de Eğitim Denetimi Sorunsalı, Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 12 (1), 135-156
Mudavanhu, Y. (2015). Differences in perceptions of the importance of subject matter knowledge and how these shaped supervision and assessment of student teachers on teaching practice. Journal of Education and Training Studies. 3(1). 98-107.
Öz, F. (2003). Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Sisteminde Teftiş. Osmangazi Üniversitesi Yayınları, Yayın No:88, Eskişehir
Özdayı, N. (1998). Eğitim yöneticilerinin demokrasi ve hoşgörü tutumları ile liderlik özellikleri arasındaki ilişki. M Ü Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi. 10. 221-235.
Özdemir, T. Y. ; Kartal, S. E. ; Yirci, R. (2014). Okul müdürlerinin öğretmenleri motive etme yaklaşımları. Turkish Journal of Educational Studies. 1(2). 190-215.
Özdemir, T. Y. ; Kartal, S. E. ; Yirci, R. (2014). Okul müdürlerinin öğretmenleri motive etme yaklaşımları. Turkish Journal of Educational Studies. 1(2). 190-215.
Özmen, F. ve Batmaz, C. (2006). İlköğretim okul müdürlerinin öğretmen denetimindeki etkililikleri – hizmet yılı ve görev türü değişkenine göre öğretmen görüşleri. Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi. 1(2). 102-120.
Şahin, T. (2005). İlköğretim Düzeyinde Ders Denetimiyle İlgili Yeterlilikler Hakkında Denetmen ve Öğretmen Görüşleri, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bolu
Taşdan, M.(2008). Çağdaş eğitim denetiminde meslektaş yardımlaşması. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi. 41(1). 69-92.
Thobega, M. and Mıller, G. (2007). Supervisory behaviors of cooperating agricultural education teachers. Journal of Agricultural Education. 48(1). 64-74.
Topçu, İ. (2010). Devlet ve özel ilköğretim okullarında yöneticilerin öğretimin denetimi görevlerini yerine getirme biçimleri. Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi. 34(2). 31-39.
Ünal, S. (2000). İlköğretim okulu yöneticilerinin okullarında motivasyonu sağlama etkinlikleri. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 1. 84-90.
Yıldırım, M, K. (2013). İlköğretim Okullarında Görev Yapan Öğretmenlerin, Müdürlerinin Denetim Görevlerini Gerçekleştirmelerine İlişkin Algılarının Örgütsel Bağlılıklarına Etkisi (Elazığ İli Örneği), Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Elazığ
Yılmaz, A. ve Boğa Ceylan, Ç. (2011). İlköğretim okul yöneticilerinin liderlik davranış düzeyleri ile öğretmenlerin iş doyumu ilişkisi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi Dergisi. 17(2). 277-394.
Yılmaz, K. (2009). Okul Müdürlerinin Denetim Görevi. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 10(1). 19-35

Total Page Visits: 1426 - Today Page Visits: 8