MESLEKİ VE TEKNİK LİSELERDE ENDÜSTRİ 4.0 VE 5.0

MESLEKİ VE TEKNİK LİSELERDE ENDÜSTRİ 4.0 VE 5.0

22 Nisan 2020 0 Yazar: admin

Meslek Liseleri teoriden çok pratik eğitim veren, çeşitli iş kollarına kalifiye eleman yetiştiren ve aynı zamanda üniversite de tercih edeceği bölümle alakalı temel bilgi ve becerileri kazanmak isteyen öğrencilerin tercih ettiği lise türüdür. Bunun yanında Meslek Liseleri üniversite okumadan meslek sahibi olmak isteyen öğrencilerin iş yeri açma belgesi almalarına kolaylık sağlamaktadır.
Meslek Liselerini araştıran aileler bu tip liselerin bölümlerini ve türlerini de araştırmaktadır. Meslek Liseleri; Endüstri Meslek Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, Ticaret Meslek Lisesi, Havacılık Lisesi ve Kız Meslek Lisesi gibi türlere ayrılırken bu liselerde öğrencilerin tercih edebilecekleri birçok bölüm bulunmaktadır.
Meslek Liseleri aileler tarafından ikinci planda tutulsa da öğrenci yetiştirme noktasında Anadolu ve Fen Liseleriyle aynı seviyede hizmet vermektedirler. Toplum içerisinde bu tarz liselere ön yargı ile yaklaşılıyor olsa da bu kurumlarında birçok avantajı bulunmaktadır.

MESLEK LİSELERİNİN AVANTAJLARI

  • Meslek Liselerinde gördükleri eğitim ve öğretim programları sayesinde belli bir alanda uzmanlaşan öğrenciler iş bulmak noktasında normal liseleri bitiren öğrencilere oranla daha çabuk iş bulabilmektedir.
  • Öğrenciler, eğitimlerini sürdürürken sosyal güvence kapsamında erkenden sigorta başlangıçları yapılmaktadır.
  • Meslek Liselerinde, Anadolu Meslek ve Anadolu Teknik Programı olmak üzere 2 ayrı programa yer verilmektedir. Anadolu Meslek Programları, sektörün kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak adına çalışmalarını sürdürürken, Anadolu Teknik Programları ise mesleki eğitimin yanında yüksek öğrenime geçiş yapmak isteyen öğrencilere yönelik eğitim vermektedir.
  • Öğrenciler seçtikleri bölümlerle ilgili tecrübe kazanabilecekleri staj imkanları sayesinde hem mesleki açıdan donanımlı bireyler olarak mezun olmakta hem de staj yaptıkları dönem boyunca aile ekonomisine katkıda bulunmaktadırlar.

MESLEK LİSESİNİN DEZAVANTAJLARI

  • Meslek Lisesinde okuyan öğrenciler belirli bir alanda yetkinlik kazanmak adına yoğun bir şekilde teknik dersler görmektedirler. Bu durum üniversite kazanma oranlarını düşürmektedir.
  • Akademik anlamda derslerin az oluşu meslek liselerinin diğer eksi yanıdır. Bu sebeple öğrenciler donanım açısından yetersiz bir şekilde mezun olmaktadır.
  • Meslek Liselerinde 11. ve 12. sınıfta başlayan stajlar nedeniyle öğrenciler için günler yorucu geçmeye başlamaktadır.
  • Yeterli bir yabancı dil eğitimi alamayan öğrenciler bu noktada Anadolu ve Fen Lisesi öğrencilerine nazaran geri kalmaktadır.

MESLEK LİSESİ TÜRLERİ

Meslek Liseleri farklı iş kollarına eleman yetiştirmek adına öğrencileri mesleki formasyon vermektedir. Bu noktada liseler kendi içlerinde ayrılmakta ve farklı isimlerle hizmet vermektedir.

  • Endüstri Meslek Lisesi,
  • Sağlık Meslek Lisesi,
  • Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi,
  • Ticaret Meslek Lisesi,
  • Havacılık Lisesi,
  • Kız Meslek Lisesi,
  • Denizcilik Lisesi

MESLEK LİSESİ BÖLÜMLERİ

Meslek Lisesi bölümleri öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda seçebilecekleri geniş bir yelpazeye sahiptir. Bazı bölümler aşağıdaki gibidir:

  • Acil Sağlık Hizmetleri
  • İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği
  • Adalet
  • Kimya Teknolojisi
  • Anestezi
  • Kuyumculuk Teknolojisi
  • Bahçecilik
  • Matbaa Teknolojisi
  • Bilişim Teknolojileri
  • Metal Teknolojisi
  • Çevre Sağlığı
  • Meteoroloji
  • Çocuk Gelişimi ve Eğitimi
  • Hemşirelik
  • Denizcilik
  • Muhasebe ve Finansman
  • El Sanatları
  • Pazarlama ve Perakende
  • Gazetecilik/Radyo Televizyon

DEVLET VE ÖZEL MESLEK LİSELERİ

Devlet Meslek Liseleri MEB’e bağlı eğitim vermekte ve bulundukları bölgelerdeki aileler tarafından çokça araştırılmaktadır. Bu kurumlar bünyelerinde bulundurdukları atölyeler ile öğrencilerine ilgilendikleri alanlarla ilgili temel eğitim vermektedir. Her geçen sene yoğunlaşan müfredat sayesinde öğrenciler tercih ettikleri bölümde uzmanlaşmaktadır. Çeşitli staj programları eşliğinde öğrendiklerini pratiğe dökme şansı bulan öğrenciler Anayasanın 3795 sayılı kanuna göre Teknisyen unvanına sahip olmakta ve sektöre hazır bir şekilde mezun olmaktadır. Bunun yanında meslek liselerini bitirip daha sonra iki senelik yüksekokul öğrenimini tamamlayan öğrenciler ise Tekniker unvanını almaya hak kazanmaktadır.

Aileler tarafından en çok araştırılan devlet meslek liseleri; Kartal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Beylikdüzü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Göztepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Atatürk Sağlık Meslek Lisesi ve Halkalı Ticaret Meslek Lisesi şeklinde sıralanabilir.

Özel Meslek Liseleri de MEB’e bağlı bulunmakta ve düzenli olarak denetlenmektedirler. Bu kurumlar özel liseler olduklarından devlet meslek liselerine nazaran öğrencilerine çeşitli avantajlar sağlamaktadır.

Özel Meslek Liselerinde öğrenci başına daha çok materyal düşmekte bu da öğrencilerin ilgi duydukları alan ile ilgili daha verimli bir eğitim alabilmesinin önünü açmaktadır. Öğrenciler için her türlü detayın düşünüldüğü bu okullarda birçok öğrenci kulübü bulunmakta bu durum öğrencilerin mesleki eğitimlerinin yanında fiziksel ve sosyal gelişimlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmelerine olanak sağlamaktadır.

Özellikle İstanbul ve Ankara Özel Meslek Liseleri sayısı her geçen gün artmakta ve lise çağına gelmiş öğrenciler tarafından tercih edilmektedir.

Çok amaçlı lise modellerinde, değişikliklere hızlı bir biçimde cevap veren, esnek bir yapıya sahip olması nedeniyle Endüstri Meslek Liseleri (EML)’lerde yaşanan kalifiyeli iş gücü yetiştirme, teknolojinin gerisinde kalma sorunlarını ve ülkenin kalkınmasını sağlama noktasında çok amaçlı lise modelleri tercih edilmelidir. Günümüzde insan gücü portresi gelişen teknolojinin ve sanayinin taleplerine göre şekillenmektedir. Son yıllarda el becerisi/beden gücüne sahip insan yerine, bilgiye ulaşabilen, bilgiyi sorgulayan, teknolojinin kullanılması ve beyin gücüyle yorum yaparak ortaya çıkan problemlere çözüm üretebilen, bir teknik eleman modeline ihtiyaç vardır.

Genellikle ülkemizde teknolojinin gelişmesinde endüstrinin önemi büyüktür ve endüstrinin ihtiyacı olan nitelikte insan gücü yetiştirmede geride kalınmıştır. Endüstrideki problemler kangren olmaya başladığında MTE(Mesleki ve Teknik Eğitim)’ de yenileştirme ihtiyacı duyulmuş, adeta endüstri MTE ‘yi yönlendirmiştir. Oysaki MTE’ de alanında yetiştirilecek insan gücü endüstrinin sadece bugünkü ihtiyaçlarına göre değil ülkenin gelecek ihtiyaçlarına göre de yetiştirilmelidir.

Bu sebeple çok amaçlı lise modeli ileriye yönelik planlı bir şekilde uygulanmalıdır. Orta dereceli meslek okullarına talep durma noktasına gelmiş, birçok bölüm, hatta okul kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.

İlköğretimde, öğrencilerin bilimsel olarak mesleğe yönlendirilmesi yapılmadığı gibi, meslek lisesi mezunlarına yüksek öğretime geçişte getirilen kısıtlamalar bu sonucu doğurmuştur. MTE yükseköğretim kurumlarının öğrenci kaynağı Endüstri Meslek Liseleri (EML) olduğuna göre buna bağlı olarak yüksek öğretime gelen öğrenciler de istenilen seviyenin çok altında kalmıştır[Sanayileşmenin en önemli şartlarından biri olan mesleki eğitim sistemimizin biran önce faydalı ve işler hale gelebilmesi için çok amaçlı lise modeline geçilmesi gerekir. Lise eğitim sistemimizin baştan sona yeniden düzenlenmesi sağlanması gerekmektedir.

Çok amaçlı lise modelin de genel ve mesleki eğitim ayrışması kaldırılarak geniş tabanlı bir sektörsel eğitim verdiği için, mezunlar ortak bir kültür eğitimiyle gelişecek hem çalışma yaşamı hem de yüksek öğretimin gerektirdiği yeterliliklere donatılmış olacaktır. Çok amaçlı lise modeliyle sanayinin ve toplumun ihtiyaçlarına göre öğrenci yetiştirilmiş olacaktır.

Mesleki ve Teknik Eğitimde temel sorunlar Türkiye’deki mesleki ve teknik eğitim sisteminde yaşanan sorunları ve bunların yansımalarını aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür. Özellikle büyük sanayi işletmeleri gereksinim duydukları ara kademe İnsan kaynaklarını bulmada sıkıntı yaşamaktadırlar. Ortaöğretimdeki öğrencilerin %65’inin mesleki ve teknik liselerde, %35’inin genel liselerde öğrenim görmesi hedeflendiği halde, bu oranlar şu anda tersine işlemekte ve bir türlü değiştirilememektedir. Bireylerin mesleki eğitimlerinin yanı sıra, temel eğitimlerinde de ciddi yetersizlikler gözlenmektedir. Mevcut meslek lisesi programlarında çalışanların akıl yürütme, iletişim, sorun çözme, takım çalışması, verimlilik, kalite bilinci vb. konularda işlevsel bir anlayış geliştiremedikleri gözlenmektedir. Okulda verilen kuramsal eğitim ile işyerlerinde yapılan uygulamalı eğitim birbirini tam olarak desteklememektedir. Özellikle işyerlerindeki pratik çalışma ve stajlara gereken önemin verildiği söylenemez. Mesleki ve teknik liselerde yetişen elemanlar nitelikli ve çok yönlü değildirler. Öğrenciler, genel olarak dar alanlarda ve günü geçmiş programlar ve bilgilere dayalı bir eğitim almakta, bu yüzden işin güncel yönlerini ve bütününü görmede güçlük çekmektedirler. Mesleki ve teknik eğitime karşı gerek kamuoyunda gerekse öğrencilerde yeterli ilgi yoktur. İlgi geliştirmeye dönük çabalar yetersiz ve etkisiz kalmaktadır. Sorunun tarafı olan paydaşlar bile kendilerinin olası katkı ve katılımlarını somutlaştırmada güçlük çekmektedirler. Okulların büyük bir tesis, donanım ve malzeme eksikliği vardır; üstelik bunları kendi kaynaklarıyla karşılamaları olanaklı görünmemektedir. Bazı işletmelerin destek ve yardımları ise sınırlı kalmakta ve sürekliliği sağlama konusunda güçlük çekilmektedir. Dahası, eldeki kaynakların verimli kullanıldığı da söylenemez.

İlköğretimden başlayarak mesleklerin tanıtımı ve rehberlik alanında çalışmalar yapılmasına karşın bunlar göstermelik kalmakta ve işlevsel bir katkı sağlamamaktadır. Günümüz dünyasındaki yoğun gelişmeler okullarda verilen eğitim programlarını hızla geçersiz hale getirmekte, bu da yaşam boyu öğrenme ya da sürekli eğitimi zorunlu kılmaktadır.

Mesleki ve teknik liselerin ülke genelindeki dağılımı dengesiz olduğu gibi, var olan bölümler de bölgesel ve sektörsel gereksinimlere uygun değildir. Çeşitli paydaşlarca yürütülen mesleki eğitim çalışmaları genelde bağışlara dayanan ve birbirinden kopuk olan uygulamaları içerdiği için istikrar ve uyum sağlanamamaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi bünyesindeki projelerin eşgüdümü de yeterli değildir. Uluslararası kuruluşlardan alınan borç ve hibe kaynaklarla birçok proje yürütülmekte fakat bunların hiçbiri sistemi köklü bir reformdan geçirmeyi hedeflememektedir. Yerel ve ulusal düzeydeki mesleki eğitim kurulları, yalnızca danışma ağırlıklı bir işlevi yerine getirecek biçimde işletilmekte; bu kurulların öze ilişkin karar alma gücü ve sorumluluğu ikinci plana atılmaktadır. Sistemdeki okul örgütlenmesi, çeşitli hedef kitlelere geniş tabanlı sektörsel eğitim verecek ve kaynakları daha verimli kullanmaya olanak tanıyacak “çok amaçlı lise” modeline göre yeniden düzenlenmelidir. En azından, var olan okulların ve bölümlerin bu açıdan ayıklanmasında yarar bulunmaktadır.

Mesleki ve teknik eğitimde kullanılan teknoloji günümüzde teknoloji çok hızlı bir biçimde gelişmektedir. Mesleki ve teknik eğitim veren okullar, sağlanan maddi imkânlarla yeni teknolojileri takip edememektedir. İhtiyaçlara göre yeni meslekler ortaya çıkmaktadır. İşletmeler teknolojilerini rekabet edebilmek için yenilemektedirler. İşletmelerle işbirliği çerçevesinde ihtiyaç duyulan mesleki ve teknik eğitimleri hazırlanan çok amaçlı lise modeli programları, işletmelerinde yeni teknolojisini kullanarak sanayinin istediği kalifiye iş gücünün yetiştirilmesi sağlanacaktır. Mevcut endüstri meslek liselerinde kullanılan müfredatlar Meslek liselerinde kullanılan hali hazırdaki programlar bu çalışmanın ortaya konması için temel teşkil etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği çerçeve paralelinde çok amaçlı lise modeli tasarımı planlanmıştır. Teknoloji, sanayi ve toplumun ihtiyaçlarındaki gelişmeler mesleki öğretim programlarının yeni teknolojiye ve ihtiyaçlara göre planlanmasının gerekliliği ortaya çıkmıştır. Programların uygulanabilmesi için ise yeni teknolojiye sahip olmak gerekir. Çok amaçlı lise modeli ile gelişen yeni teknolojiye uygun ihtiyaçlara göre ve bilgi ve beceri alanında mesleki ve teknik eğitim verilebilecektir.

Dünyada bilgi toplumuna geçişte, değişimler yaşanırken ortaya çıkan yeni problemlere, işgücüne aranan yeni niteliklere hala eski programlarla cevap verilmeye çalışılmaktadır. Mesleki ve teknik eğitim alanında yapılan reform çalışmaları da derinliği olmayan, geçici iyi niyetli gayretlerle olmaktan öte yana gidememektedir. Günümüzdeki mesleki ve teknik eğitim (MTE) yapımız 1930’ larda oluşturulan omurga üstünde durmaktadır. Bugün orta öğretim seviyesindeki gençlere derinlemesine meslek kazandırma çalışmaları günümüzün ihtiyaçlarına cevap vermemektedir Endüstrinin ve bireylerin ihtiyaçları göz önüne alındığında mesleki ve teknik eğitim için çok amaçlı lise modeli uygun olduğu gerçektir. Meslek standartlarına göre meslek ve alt meslek dalları belirlenmiştir. Endüstri meslek liselerinde ve genel lisede okutulan meslek dersleri dikkate alınarak teknik bilimlerin alt meslek dallarına ait programlar oluşturulmuştur ve bunlarla ilgili kriterler belirtilmiştir.

Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim genel eğitimden soyutlanmamalıdır. Aksine genel eğitimle iç içe girmelidir. Gelecekte teknolojinin gelişmesiyle ortaöğretim öğrencilerine kazandırdığı becerilerin istihdamları için yeterli olmayacağı daha fazla sayıda öğrenci belirli becerileri almak için meslek yüksekokullarına devam etmek zorunda kalacaktır. Bu durumda, ortaöğretimdeki gelişmeler, genel eğitim veren orta öğretim kurumlarında meslek derslerini, meslek okullarında da genel eğitim derslerinin arttırılması şeklinde kendini gösterecektir. Türkiye gelecekte ortaöğretim ile meslek yüksekokulları arasında daha iyi bir bütünleşmeyi ön gören eğitim sistemine geçme ihtiyacı hissedecektir.

Kısaca bütün öğrencilerin nitelikli eğitim alabilmeleri ve iş hayatına hazırlanabilmeleri için mesleki ve teknik eğitim ve genel eğitim çok amaçlı lise modeli ile bütünleştirilmelidir.

Çok amaçlı lise modelindeki eğitim programları, esnek bir yaklaşımı ön görmekle birlikte, temelde bölümlere dayalı olarak sunulmaktadır. Bu bölümlerin her biri, belli uzmanlık alanlarıyla daha yakından ilişkilidir.

Temel eğitimdeki yönlendirme çalışmalarından sonra kendileri için uygun bir alan belirleyen öğrenciler, çok amaçlı liseye geldiklerinde öncelikle seçtikleri alanla ilgili bölümlere gitmelidirler. Kuşkusuz bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için öğrencilere bölümler hakkında bilgi verilmelidir. Buradaki önerilen modelde üç bölüm yer almaktadır. Sosyal bilimler, Sayısal bilimler ve Teknik bilimlerdir.

Türk eğitim sisteminin bugünkü yapısı örgün ve yaygın eğitim olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Örgün eğitim; okul öncesi eğitim kurumları, ilköğretim okulları, orta öğretim okulları ve yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilmektedir. Yaygın eğitim ise, genel olarak örgün eğitim sisteminin dışında kalmış kişilere verilen eğitim hizmetlerini kapsamaktadır. Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler bilgi çağına yol açmıştır. Bilgi üretimindeki bu yoğunluk ve bilgi hızlılıkları insan yaşamını tüm yönleriyle etkilemektedir. Son yıllarda, en gelişmiş ülkelerin dahi ummadıkları hatta hayal bile edemedikleri bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler, uygarlık dünyasına önemli katkılar ve kolaylıklar sağlamış olma yanında, insanların duygu dünyalarını karmaşık bir hale getirmiş, beklentileri değiştirmiş; toplumsal ilişkiler yeni boyutlar kazanmış, Ülkeler arasında gelişmişlik bakımından mesafeler daha da büyümüştür.

Bu durum gelişmiş ülkeleri daha çok tedirgin etmiş; kalifiyeli ve bilgili kişileri yetiştirmek için gelişmiş ülkeleri yeni arayışlara yöneltmiş; bu konuda özellikle mesleki ve teknik eğitim araştırmaları ve reformlar süreklilik kazanmıştır. Ülkeler çağdaş teknolojilerin gerektirdiği bilgi toplumunu oluşturma yolunda mesleki eğitim sistemlerini sürekli yenilemektedir.
Kalkınmış ülkelerin gelişmelerindeki en önemli etkinin, insan gücü kaynaklarının eğitime verilen önem olduğu görülmektedir. Bir meslekte ortaöğretim düzeyinde becerilere dayalı derinliğine mesleki eğitim yerine, sağlam bir akademik temel üzerine genişlemesine bir mesleki eğitim verilmeli ve bu uygulamaları çok amaçlı lise modelinde verebilir. Çok amaçlı lise modeli uygulanmasındaki amaç okulların birleştirilmesinden ibaret değildir. Günümüzdeki eğitim programları mesleki ve teknik liseleri çok dar meslek alanlarında yıllardır uyguladıkları programlara son verecektir. Dikkat edilmesi gereken durum okulların ve programların çok amaçlı program yapısı içerisinde dönüşüme uğramasıdır.
Sekiz yıllık eğitim alan öğrenciler orta öğretime geldiklerinde 4 yıl çok amaçlı lise eğitimi almaktadırlar. Lise 1.sınıfta bir yıl ortak eğitim alan öğrenciler 2. Sınıfta alanlara ayrılmaktadırlar. Sayısal, Sözel ve Teknik bilimler olarak ayrılmaktadırlar. Meslek liselerinin kaldırılması önerilmektedir fakat meslekle ilgili eğitim devam edecektir. Buradaki fark öğrencilerin şekil 1’de çok amaçlı lise modeli tasarımı programıyla çok yönlü bir eğitim almaları ve geniş bir kültüre sahip ve kısa bir yönlendirme eğitiminden sonra her işletmede çalışabilecek kalifiyeli elemanları yetiştirmek amaçlanmaktadır. Alanlarını seçen öğrenciler 2.3.4. Sınıfa kadar kendi alanlarıyla ilgili ve genel eğitim almaları sağlanacaktır.
Türkiye’nin ortaöğretim sistemi içinde çok sayıda meslek lisesi yer almakta ve bu durum ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Bu zamana kadar, gerçekçi bir eğitim planlaması yapılmadan ve kalkınma hedefi göz önünde bulundurulmadan sürekli yeni meslek liseleri açılma yoluna gidilmiştir. 2008–2009 öğretim yılı itibariyle, Türkiye de toplam sayısı 4622’yi bulan 70’den çok mesleki ve teknik lise türü vardır(TÜİK). Bu, dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen ve açıklaması zor bir durumdur. İşin ilginç yanı, çoğu zaman aynı binada etkinlik göstermek üzere, donanım ve öğretici kadrosu ortak olan üç ya da dört çeşitli mesleki ve teknik lise bulunmaktadır. Bu okullardaki öğrenci sayısının çok az olduğu ve bazılarının da tek sınıftan oluştuğu hesaba katılırsa, aslında bu okulların birer tabeladan ibaret olduğu söylenebilir. Dahası, ülkemizde neredeyse her meslek için ayrı bir okul açma saplantısına girilmiştir. Kısa meslek kursları ya da hizmet içi eğitim yoluyla kazandırılabilecek beceriler için bile meslek liseleri açılmıştır. Aşçılık, kuaförlük, terzilikle sekreterlik gibi mesleklerin eğitimini yapmak üzere bağımsız liselerin açılması bunun tipik örneklerindendir. Kaldı ki, bu okullardaki lise eğitiminin niteliği de tartışılmalıdır. Çünkü bu okulları bitiren öğrenciler istihdamdaki hem de üniversiteye girişteki başarıları oldukça düşüktür. Üniversiteye giden öğrenci sayısının bir meslek lisesi için başarı ölçütü olmadığı ileri sürülebilir. Ancak sormak gerekir: her yerde kursları açılan bu meslekler için üç ya da dört yıl süreli liselere gerek var mı? Öyle görülüyor ki, Türkiye, her mesleğin eğitimini örgün okul sistemi içinde çözümleme saplantısına girmiş ve bu amaçla çok çeşitli orta öğretim kurumları açılmıştır. Bu sorunun çözümü, belli alanlarda ki dar ölçekli mesleki eğitimin yerine çok amaçlı ortaöğretim programları kurulursa sorun çözülmüş olur.


M.T.O.K.
M.T.O.K. kısaltmasının açılımı Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları olmaktadır. Bu sistemin amacı meslek lisesi mezunlarının daha önce katsayı farkından ötürü tercih edemedikleri mühendislik bölümleri gibi üst düzey bölümleri tercih edebilmeleri için yapılmış bir düzenlemedir. Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumlarının kısaltılmasıdır.
Üniversite kılavuzunda bir bölümün yanında eğer M.T.O.K. yazıyorsa; bu, o bölüme öncelikli olarak ilgili meslek lisesi programlarından mezun olanların yerleşebileceği anlamına gelmektedir. Tercih eden meslek lisesi mezunları yerleştikten sonra kontenjan kalırsa, yeterli puanı almaları şartıyla anadolu lisesi ya da diğer alan mezunları yerleşebilirler.
M.T.O.K. uygulamasından önce LYS puan türüyle öğrenci alan özellikle mühendislik gibi bölümlerde meslek ve teknik lise öğrencilerinin girmesi bir hayli zordu. Meslek lisesi ve teknik liselerde okuyan öğrencilerin 9. sınıftan sonra daha çok meslek dersi alması bunun yanında LYS sınavının içeriğini oluşturan ders ve konuların büyük çoğunluğunu görmemesi, bu öğrencileri yarışta geride bırakıyordu. M.T.O.K. uygulamasıyla getirilen yenilik bu okullara sadece ilgili mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun öğrencilerin yerleşebilmesidir. Bu sayede teknoloji fakülteleri kurularak başta mühendislik bölümleri olmak üzere meslek ve teknik lise mezunu öğrencilere daha bir çok bölümün önü açılmıştır. M.T.O.K. bölümlerine o alana giriş hakkı olan mesleki teknik eğitim öğrencileri dışında başka mesleki teknik eğitim öğrencileri ve normal lise eğitimi almış öğrenciler (Düz, Anadolu, Fen, Sosyal Bilimler lisesi vb. ) seçim yapamazlar, tercih yapıp M.T.O.K. bölümlerini kazansalar bile bu bölümlerde okuyamazlar. Bu M.T.O.K. bölümlerini tercih edecek mesleki ve teknik eğitim almış öğrencilerin OBP (ortaöğretim başarı puanları) 0,12 ile çarpılır ve bunun dışında ek puan ya da ayrıcalık tanınmaz. Bu fakültelere yerleşen öğrenciler eksik oldukları matematik ve fen dersleri için bir yıl intibak eğitimi alacaklardır. Bu fakültelerde eğitim daha çok uygulamaya dayalı olacaktır. 8 dönemlik eğitimlerinin son döneminde bu öğrenciler iş yeri eğitimi alacaklardır. M.T.O.K. uygulamasıyla getirilen yenilik bu okullara sadece ilgili mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun öğrencilerin yerleşebilmesidir. Bu sayede teknoloji fakülteleri kurularak başta mühendislik bölümleri olmak üzere meslek ve teknik lise mezunu öğrencilere daha birçok bölümün önü açılmıştır. M.T.O.K. bölümlerine o alana giriş hakkı olan mesleki teknik eğitim öğrencileri dışında başka mesleki teknik eğitim öğrencileri ve normal lise eğitimi almış öğrenciler (Düz, Anadolu, Fen, Sosyal Bilimler lisesi vb. ) seçim yapamazlar, tercih yapıp M.T.O.K. bölümlerini kazansalar bile bu bölümlerde okuyamazlar. Bu M.T.O.K. bölümlerini tercih edecek mesleki ve teknik eğitim almış öğrencilerin OBP (ortaöğretim başarı puanları) 0,12 ile çarpılır ve bunun dışında ek puan ya da ayrıcalık tanınmaz.


M.T.O.K. kısaltmasının açılımı Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları olmaktadır. Bu sistemin amacı meslek lisesi mezunlarının daha önce katsayı farkından ötürü tercih edemedikleri mühendislik bölümleri gibi üst düzey bölümleri tercih edebilmeleri için yapılmış bir düzenlemedir. Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumlarının kısaltılmasıdır.
Üniversite kılavuzunda bir bölümün yanında eğer M.T.O.K. yazıyorsa; bu, o bölüme öncelikli olarak ilgili meslek lisesi programlarından mezun olanların yerleşebileceği anlamına gelmektedir. Tercih eden meslek lisesi mezunları yerleştikten sonra kontenjan kalırsa, yeterli puanı almaları şartıyla anadolu lisesi ya da diğer alan mezunları yerleşebilirler.
M.T.O.K. uygulamasından önce LYS puan türüyle öğrenci alan özellikle mühendislik gibi bölümlerde meslek ve teknik lise öğrencilerinin girmesi bir hayli zordu. Meslek lisesi ve teknik liselerde okuyan öğrencilerin 9. sınıftan sonra daha çok meslek dersi alması bunun yanında LYS sınavının içeriğini oluşturan ders ve konuların büyük çoğunluğunu görmemesi, bu öğrencileri yarışta geride bırakıyordu. M.T.O.K. uygulamasıyla getirilen yenilik bu okullara sadece ilgili mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun öğrencilerin yerleşebilmesidir. Bu sayede teknoloji fakülteleri kurularak başta mühendislik bölümleri olmak üzere meslek ve teknik lise mezunu öğrencilere daha bir çok bölümün önü açılmıştır. M.T.O.K. bölümlerine o alana giriş hakkı olan mesleki teknik eğitim öğrencileri dışında başka mesleki teknik eğitim öğrencileri ve normal lise eğitimi almış öğrenciler (Düz, Anadolu, Fen, Sosyal Bilimler lisesi vb. ) seçim yapamazlar, tercih yapıp M.T.O.K. bölümlerini kazansalar bile bu bölümlerde okuyamazlar. Bu M.T.O.K. bölümlerini tercih edecek mesleki ve teknik eğitim almış öğrencilerin OBP (ortaöğretim başarı puanları) 0,12 ile çarpılır ve bunun dışında ek puan ya da ayrıcalık tanınmaz. Bu fakültelere yerleşen öğrenciler eksik oldukları matematik ve fen dersleri için bir yıl intibak eğitimi alacaklardır. Bu fakültelerde eğitim daha çok uygulamaya dayalı olacaktır. 8 dönemlik eğitimlerinin son döneminde bu öğrenciler iş yeri eğitimi alacaklardır. M.T.O.K. uygulamasıyla getirilen yenilik bu okullara sadece ilgili mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun öğrencilerin yerleşebilmesidir. Bu sayede teknoloji fakülteleri kurularak başta mühendislik bölümleri olmak üzere meslek ve teknik lise mezunu öğrencilere daha birçok bölümün önü açılmıştır. M.T.O.K. bölümlerine o alana giriş hakkı olan mesleki teknik eğitim öğrencileri dışında başka mesleki teknik eğitim öğrencileri ve normal lise eğitimi almış öğrenciler (Düz, Anadolu, Fen, Sosyal Bilimler lisesi vb. ) seçim yapamazlar, tercih yapıp M.T.O.K. bölümlerini kazansalar bile bu bölümlerde okuyamazlar. Bu M.T.O.K. bölümlerini tercih edecek mesleki ve teknik eğitim almış öğrencilerin OBP (ortaöğretim başarı puanları) 0,12 ile çarpılır ve bunun dışında ek puan ya da ayrıcalık tanınmaz.

M.T.O.K. İLE ÖĞRENCİ ALAN BÖLÜMLERİN ALANLARA GÖRE DAĞILIMI

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ

ELEKTRİK-ELEKTRONİK TEKNOLOJİLERİ

  • Bilgisayar Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • Elektrik-Elektronik Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • Mekatronik Mühendisliği (M.T.O.K.)

MAKİNE TEKNOLOJİSİ

  • Makine Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • İmalat Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • Mekatronik Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • Otomotiv Mühendisliği (M.T.O.K.)

METAL TEKNOLOJİSİ

  • Metalurji ve Malzeme Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • İmalat Mühendisliği (M.T.O.K.)

MOBİLYA VE İÇ MEKAN TASARIMI

  • Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği (M.T.O.K.)

MOTORLU ARAÇLAR TEKNOLOJİSİ

  • İmalat Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • Makine Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • Mekatronik Mühendisliği (M.T.O.K.)
  • Otomotiv Mühendisliği (M.T.O.K.)

ÖZEL MESLEKİ VE TEKNİK LİSELERİNE TEŞVİK

12 Ağustos 2018 tarihinde yayınlanan 30507 sayılı milli eğitim bakanlığı ile hazine ve maliye bakanlığından 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında organize sanayi bölgeleri içinde ve dışında açılan/açılacak özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören/görecek öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmesine ilişkin tebliğ yayınlanmıştır.
Devlet teşviki özel okullardan kaldırıldı. Ancak Özel meslek liselerinde okuyanlara teşvik sürüyor. Türkiye’nin ekonomik yönden kalkınması yolunda önem atfedilen mesleki ve teknik eğitimin niteliğinin artırılması amacıyla organize sanayi bölgeleri içindeki ve dışındaki liselere destek sağlanıyor.
Bu Kanun kapsamında organize sanayi bölgelerinde açılan mesleki ve teknik eğitim okullarında öğrenim gören her bir öğrenci için, 2012-2013 eğitim ve öğretim yılından başlamak üzere, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre Devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmemek üzere, her eğitim öğretim yılı itibarıyla Maliye Bakanlığı ve Bakanlık tarafından müştereken belirlenen tutarda, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten eğitim ve öğretim desteği yapılabilir.

Organize Sanayi Bölgeleri Dışında Açılan Özel Mesleki ve Teknik Liselerinde Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve Öğretim Desteği Verilen Alanlar ve Tutarları (Tablo 1)

Sıra No Alan Adı Destek Tutarı (TL)
1 Ayakkabı ve Saraciye Teknolojisi 4.950,00
2 Biyomedikal Cihaz Teknolojileri 5.920,00
3 Denizcilik Alanı 6.460,00
4 Elektrik Elektronik Teknolojisi 6.990,00
5 Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri 6.460,00
6 Gemi Yapımı 7.420,00
7 Gıda Teknolojisi 6.240,00
8 Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı 5.380,00
9 İnşaat Teknolojisi 5.920,00
10 Kimya Teknolojisi 6.350,00
11 Kuyumculuk Teknolojisi 4.730,00
12 Makine Teknolojisi 6.990,00
13 Matbaa Teknolojisi 6.890,00
14 Metal Teknolojisi 6.350,00
15 Metalürji Teknolojisi 5.380,00
16 Mobilya ve İç Mekan Tasarımı 5.600,00
17 Motorlu Araçlar Teknolojisi 6.990,00
18 Tarım Teknolojileri 6.990,00
19 Tekstil Teknolojisi 6.130,00
20 Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme 5.700,00
21 Plastik Teknolojisi 6.350,00
22 Raylı Sistemler Teknolojisi 5.380,00
23 Seramik Cam Teknolojisi 4.730,00
24 Tasarım Teknolojisi 4.730,00
25 Uçak Bakım Alanı 5.920,00
26 Yenilenebilir Enerji Teknolojileri 7.210,00
27 9. Sınıf 4.590,00

5580 sayılı Kanun kapsamında organize sanayi bölgelerinde açılan özel her türdeki mesleki ve teknik liselerinin Tablo-2’de yer alan, alan/dallarında öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları; 9 uncu sınıflarda her alan için aynı, 10, 11 ve 12. sınıflarda ise alanlara göre ayrı ayrı olmak üzere belirlenmiştir.

Organize Sanayi Bölgelerinde Açılan Özel Mesleki veTeknik Anadolu Liselerinde Öğrenim Gören Öğrenciler İçin Eğitim ve ÖğretimDesteği Verilen Alanlar ve Destek Tutarı(Tablo 2)

Sıra No Alan Adı Destek Tutarı (TL)
1 Ayakkabı ve Saraciye Teknolojisi 5.060,00
2 Bilişim Teknolojisi 4.630,00
3 Biyomedikal Cihaz Teknolojileri 5.920,00
4 Elektrik Elektronik Teknolojisi 7.420,00
5 Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri 6.890,00
6 Gıda Teknolojisi 6.460,00
7 Kimya Teknolojisi 6.780,00
8 Makine Teknolojisi 7.420,00
9 Matbaa Teknolojisi 6.990,00
10 Metal Teknolojisi 6.780,00
11 Metalürji Teknolojisi 5.920,00
12 Mobilya ve İç Mekan Tasarımı 6.130,00
13 Motorlu Araçlar Teknolojisi 7.420,00
14 Plastik Teknolojisi 6.780,00
15 Tarım Teknolojileri 7.320,00
16 Tasarım Teknolojisi 5.380,00
17 Tekstil Teknolojisi 6.460,00
18 Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme 6.030,00
19 Seramik Cam Teknolojisi 5.380,00
20 Yenilenebilir Enerji Teknolojileri 7.420,00
21 9. Sınıf 4.630,00

Neden Mesleki Eğitim?

Mesleki ve teknik eğitim sosyal ve ekonomik sektörler ile iş birliği içinde ulusal ve uluslararası meslekî yeterliliğe, meslek ahlâkına ve meslekî değerlere sahip, yenilikçi, girişimci, üretken, ekonomiye değer katan ehil iş gücü yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Mesleki ve teknik eğitim ile bireylerin ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda uygun öğrenme fırsatlarının sunulduğu, iş ve meslek ahlakını merkeze alan yenilikçi, istihdama hazırlayan, iktisadi ve sosyal sektörlerin ihtiyaçlarına göre geliştirilen ve paydaşlarla iş birliği içinde sürekli yenilenen bir meslekî ve teknik eğitim sistemi oluşturulması amaçlanmaktadır. Eğitim, ulusal ekonomide gelirin artması yoluyla ekonomik büyümeyi, gelir dağılımının daha adaletli olmasını ve toplumun iktisadi gelişiminin hızlanmasını sağlamaktadır. Mesleki ve teknik eğitim, bireysel ve toplumsal açıdan ekonomiye doğrudan etki etmesi nedeniyle sosyal ve ekonomik yönden ülkenin gelişimini sağlayacak potansiyele sahiptir. Mesleki ve teknik eğitimin temel amacının ülkenin ve bireyin istihdam açısından beklentilerini uyumlu hale getirmek olduğunu belirtmiştir. Mesleki ve teknik eğitim öğrencileri iyi vatandaş olarak yetiştirmenin yanı sıra esnek bir yapı içinde ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortak bir genel kültür verilerek bir üst öğrenime ve iş hayatına hazırlamayı hedeflemektedir. Ülkelerin iktisadi ve sosyal kalkınmasında önemli rol oynayan meslekî ve teknik eğitimde, bireylere ilgi, yetenek ve mizaçları doğrultusunda mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum, tavır ve meslek ahlakını kazandırmak son derece stratejiktir. Meslekî ve teknik eğitimde sektörün iş gücü ihtiyacına cevap verebilecek niteliğe sahip, gelişen teknolojiye uyum sağla-yabilen, paydaşların planlama ve karar alma süreçlerine etkin katıldığı bir yapının kurulması amaçlanmaktadır. 2023 hedefleri ile uyumlu bir sistem oluşturulması için mesleki ve teknik eğitime yönelik var olan toplumsal algıyı değiştirmeyi hedefleyen, öğrencilerin meslekî ilgi ve yeteneklerini tespit eden ve çocuklar ile ailelerini bu doğrultuda yönlendiren, akademik ders yoğunluğunun azaltıldığı, meslekî ders içeriklerinin güncellendiği, öğretmenlerin iş başında eğitim olanaklarının artırıldığı, ulusal ve uluslararası sektör ve kamu finansal kaynaklarının kullanımı yoluyla okulların alt yapı ve donanımının hızla değişen ve gelişen teknolojiyle uyumlu hale getirildiği, mezunlarına istihdamda öncelik sağlayan ve farklı ücret politikalarının uygulandığı, sektörün meslekî ve teknik eğitim süreçlerinde daha fazla yer aldığı, sektör liderleri ile iş birliği imkânlarının artırıldığı, ulusal ve uluslararası düzeyde sektörel iş birliği protokolleri ve iyi uygulama modeli olabilecek projelerin hayata geçirildiği, mezunlarının kendi alanlarında yükseköğretime geçişlerini sağlayacak bütünleşik bir yapının kurulması planlanmaktadır.
Ülkelerin gelişmesinde ve kalkınmasında sanayileşmenin temel unsuru olan bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarına sahip yüksek verimi gerçekleştirecek kalifiye insan gücünün yetiştirilmesi gerekmektedir. Kalifiye elemanların bilgi ve becerisi, ekonomik başarının temelidir. Meslek eğitimi özellikle iki amaca yöneliktir. Bir tarafta genç insanlara başarılı bir meslek yolu hazırlamak, diğer yandan ekonomiye vasıflı eleman yetiştirmektir. Günümüzde, hızlı teknolojik değişme ve dünya düzeyindeki yapılaşma değişiminde Mesleki Teknik Eğitimin öneminin çok büyük olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir.
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirecek, gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlanmasında ve
Ülkemizin kalkınmasında en önemli unsur haline gelmesinde Mesleki Eğitimin önemi çok büyüktür. Bilim ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak hızla gelişen endüstrimizin ihtiyaç duyduğu teknik insan gücünün yetiştirilmesi amacıyla Mesleki ve Teknik eğitim kurumları eğitim ve öğretim vermektedir. İşletmelerde Meslek Eğitimi Gören Öğrenciler: 1. İşletmelerde meslek eğitimi süresince yaşlarına uygun asgari ücretin %30’undan az olmamak üzere ücret alırlar. 2. İşletmenin sağladığı diğer sosyal imkânlardan faydalanırlar. 3. Hastalık, iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı sigorta edilirler. 4. Eğitimleri, süresince muayene ve tedavi masrafları Sosyal Sigortalar Kurumunca karşılanır, 5. Okul atölyelerin de bulunmayan eğitim aracı, makine ve teçhizatı işletmelerde görüp kullanma imkânına sahip olurlar. 6. Meslekî bilgi ve becerilerini işyerlerinde gerçek iş şartlarında geliştirirler. Öğrencilerin kendilerine olan güveni artar. 7. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu yeni iş alanlarına uygun programlarla, daha çok uygulama yaparak eğitilirler.
Türkiye’de Mesleki Eğitim ve Mesleki Eğitimin Gelişim Süreci
Türkiye’ de mesleki eğitim 12. yüzyıldan 18. yüzyıl sonuna kadar esnaf ve sanatkâr teşkilatları tarafından yürütülmüştür. Selçuklularda “Ahilik” adıyla kurulmuş bulunan Esnaf ve Sanatkâr Teşkilatı, Osmanlılar dönemine gelindiğinde bir süre daha devam etmiş, daha sonra “Lonca” ve “Gedik” olarak isimlendirilen organizasyonlara dönüşmüştür. Osmanlı döneminde, 1860’lı yıllarda kimsesiz çocukları barındırmak ve meslek öğretmek amacıyla ilk sanat okulları olan “Islahaneler” hizmete sokulmuştur. Bu okullarda öğrencilere, çuhacılık, kunduracılık, külahçılık, terzilik gibi meslekler öğretilmiştir. Ayrıca Anadolu’nun ilk “Sanayi Mektebi” 1898 yılında Konya’da açılmıştır.
Cumhuriyet sonrasında mesleki eğitim devlet politikası olarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu politika çerçevesinde mesleki eğitim, 1927’de Millî Eğitim Bakanlığı’nın görev ve hizmet alanına dâhil edilmiş, 1933’te ise “Mesleki ve Teknik Tedrisat Umum Müdürlüğü” tarafından yönetilmiştir.
Kurumsal organizasyon yapısı bu tarihten sonra çeşitli aşamalardan, değişikliklerden geçmiştir. 2011 yılına gelindiğinde Milli Eğitim Bakanlığı’nda mesleki ve teknik eğitimin yürütülmesinden sorumlu altı adet idari birim, “Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü” (MTEGM) olarak birleştirilmiştir. Yaygın Mesleki Eğitim ve Açık Öğretim Kurumları ise “Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü” (HBÖGM) bünyesinde toplanmıştır (MEB, 2015: 17).
Günümüzde ise mesleki eğitim, Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Okulları ve sonrasında yükseköğretim düzeyinde sürdürülmektedir.
Anadolu Teknik ve Anadolu Meslek Lise programlarında farklı sürelerde olmak üzere öğrenciler zorunlu olarak işletmelerde staj dönemi geçirmektedirler. Staj dönemi eğitimin yalnızca teoride kalmaması ve uygulamalı verilmesi açısından son derece gereklidir. Türkiye’de halen varlığını sürdürmekte olan Mesleki Eğitim Kuruluşları:
 – Mesleki Eğitim Kurulu (MEK)
– İl İstihdam ve Meslekî Eğitim Kurulları ve,
– İl Hayat Boyu Öğrenme, Halk Eğitimi, Planlama ve İşbirliği Komisyonu’dur. Geçmişten günümüze ekonomileri güçlü olan toplumların dünya üzerinde söz sahibi olduğu gözlemlenegelmiştir. Güçlü ekonomiye sahip olmanın belirleyici ölçütü ise nitelikli personellerin çalışma hayatı içerisinde aktif şekilde bulunmasıdır. Bir personelin nitelikli olabilmesi için ise mesleki eğitim ve teknik donanıma sahip olması şarttır. Mesleki eğitimin sektörlerde faal durumda olan personeller ve işverenleri için önemi bu bakımdan çok büyüktür. Bu nedenle Türkiye açısından da önemli bir yere sahiptir.

İŞSİZLİK VE İŞSİZLİKLE MÜCADELEDE MESLEKİ EĞİTİM
İşsizlik Hem dünyanın hem de Türkiye’nin en önemli sorunlardan birisi işsizliktir. Bu sorunun nedenleri ülkeden ülkeye benzerlik ya da farklılık gösterebilir. Bazı ülkeler işsizlikle mücadelede başarılı olurken bazıları ise başarısız olmaktadır. Gelişmiş ülkelerden farklı olarak gelişmekte olan ülkelerde işsizlik; tarımsal özelliği önde olan ekonomilerden, hizmet ve sanayi ağırlıklı ekonomiye geçiş süreçlerinin oluşturduğu değişimlerin bir ürünü olarak ortaya çıkmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’ nun işsiz tanımı; aktif iş gücüne dahil, iş yapmaya uygun olan, aktif bir şekilde iş arayan ve işi olmayanlar şeklindedir. 13. ICLS (International Conference of Labour Statisticians – Çalışma İstatistikçileri Uluslararası Konferansı) ile adapte edilen uluslararası tanımına göre işsizlik, eşzamanlı olarak ortaya çıkması gereken 3 kriteri barındırmalıdır. Bu tanımlamaya göre işsiz, referans periyodu içerisinde ekonomik olarak aktif nüfusu ölçmek için belirlenen tüm kişileri kapsar.
– İşi olmayan, ücretli istihdam veya kendi serbest meslek sahibi olmayanlar,
– Hali hazırda referans periyodu içerisinde ücretli veya serbest meslek olarak çalışmaya hazır olanlar ve 409 İşsizlikle Mücadelede Mesleki Eğitimin Önemi ve Firmaların Mesleki Kurslara Bakışı: Konya İli Örneği
– İş arayan, belirtilen zaman periyodunda ücretli istihdam veya serbest meslek için belirli adımları atmış olanlardır.
Türkiye’de işsizlik ve mesleki eğitim uzun yıllar gündemini korumuştur ve korumaya da devam etmektedir. Kurumsal yapılar ve uygulamalarda değişikliklere gidilmesine rağmen gelinen noktada sistem tam olarak sorunlara çözüm olamamıştır.
Hızla farklılaşan nitelikli eleman arz ve taleplerinin olduğu ülkede kısa süreli mesleki kurslar, işsizlikle mücadelede daha fazla önem kazanmaktadır. Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri diğerleri gibi 4 yıldır. Talebi artan bir meslek alan veya dalının öğretmenlerinin, eğitim yerinin ve eğitim araç gereçlerinin organize edilmesi sonrası açılması uzun yıllar alabilmektedir. Özellikle hızla literatüre giren yeni mesleklerde müfredatın oluşturulması, öğretmenlerin eğitilmesi gibi nedenlerle daha da fazla zaman gerekmektedir. Aynı şekilde iş gücü piyasasında ihtiyacı kalmayan alanların kapatılması durumunda da eğitimlerine başlamış öğrencilerin mezuniyeti için 3 – 4 yıl beklemek gerekecektir. Mesleki kurslar örgün eğitime göre çok daha hızlı organize edilebilmekte veya farklılaştırılabilmektedir.


SONUÇ
İnsanlık tarihi boyunca toplumların değişimi, 3 evre olarak incelenir. Bu evreler; tarım, sanayi ve bilgi toplumudur. Bu değişim sürecinde doğal olarak ihtiyaçlar ve talepler de değişmiş ve çoğunlukla gelişmiştir. İletişimin bugünkü kadar güçlü olmadığı eski çağlarda belirli bir bölgedeki insanların büyük afetlerle veya savaşlarla yok olması sonrasında o bölgedeki insanların bildiği, uyguladığı meslekler yok olmuş, dolayısı ile dönem dönem gerileme görülmüştür. Günümüzde ise iletişimin güçlenmesi ve tüm dünyanın adeta bir köy halini alarak ortak üretim ve pazar havuzuna dönüşme sürecine girmesi ile meslekler de çok hızlı değişim geçirmiştir. Bu nedenle, kısa süreli mesleki kursların da dâhil olduğu esnek yapıda mesleki eğitim sistemlerinin önemi daha da artmaktadır.
Mesleki Eğitim, “Bireye iş hayatında belirli bir meslekle ilgili bilgi, beceri ve iş alışkanlıkları kazandıran ve bireyin yeteneklerini çeşitli yönleri ile geliştiren eğitimdir. Mesleki Eğitim; meslek okullarından işletmelerde verilen kurs ve seminerlere, İŞKUR tarafından organize edilen işbaşı eğitim faaliyetlerine kadar geniş alanda mesleki bilginin geliştirilmesi için gerçekleştirilen eğitim faaliyetleridir. Türkiye’ de mesleki eğitim; Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri ve eski adı Çıraklık Merkezleri olan Mesleki Eğitim Merkezleri, Meslek Yüksekokulları, kurum veya firma dâhilinde verilen eğitimleri, kurs ve seminerleri, iş başında verilen eğitimleri içermektedir.
Zor hayat şartları sebebiyle önceleri bir üniversite bitirmek hatta lise mezunu dahi olmak kolaylıkla iş bulmak için yeterli geliyorken günümüzde bu durum farklı bir hal almıştır. Artık kolay iş bulabilmek için yerine göre tek üniversite bitirmek, tek yabancı dil bilmek bile yeterli gelmemektedir. Ülkelerin gelişmesinde ve kalkınmasında sanayileşmenin temel unsuru olan bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarına sahip yüksek verimi gerçekleştirecek kalifiye insan gücünün yetiştirilmesi gerekmektedir. Kalifiye elemanların bilgi ve becerisi, ekonomik başarının temelidir. Mesleki eğitim özellikle iki amaca yöneliktir: Bir tarafta genç insanlara başarılı bir meslek yolu hazırlamak, diğer yandan ekonomiye vasıflı eleman yetiştirmek. Günümüzde, hızlı teknolojik değişme ve dünya düzeyindeki yapılaşma değişiminde Mesleki Teknik Eğitimin öneminin çok büyük olduğu herkes tarafından bilinen ve söylenen gerçektir. Üniversite mezunlarının sayısı arttıkça diplomalı işsizlerin de sayısı doğru orantılı olarak artmaktadır. Fakat iş dünyasında ilginç olan şey üniversiteli işsizler değil de belirli sektörlerde sürekli istihdam açığının olmasıdır. Yani birileri acil bir şekilde eleman ihtiyacını gidermeye çalışırken birileri de iş bulmaya çalışmaktadır. Bu olumsuz durumun yaşanmasının en büyük nedenleri arasında insanların yanlış alanlara yoğunlaşmış olması ve eğitim sisteminin eksikliğidir. Gençlerin ihtiyaç olmayan alanlara sadece üniversite bitirmek için yöneliyor olmaları şüphesiz işsizlik sorununun büyümesine neden olmaktadır. Bu da diplomalı işsizlerin veya kendi bölümüyle ilgili olmayan başka sektörlerde çalışan kişilerin çoğalmasına neden olmaktadır.
Günümüzde en çok istihdamın sağlanacağı sektörlere eleman yetiştirmek için mesleki eğitimlere önem verilmelidir. Özellikle özel sektörün, sanayinin sıkıntı çektiği kalifiye eleman sorununun çözülmesi için mesleki eğitime ağırlık verilmeli ve sektörün ihtiyacı olan donanıma sahip elemanların yetiştirilmesi gerekmektedir. Başarılı bir mesleki eğitim sonrasında sektörün ihtiyacına uygun olan donanımlarla mezun olmuş bir kişinin işsiz kalması neredeyse imkansızdır. Bu nedenle mesleki eğitime önem verilmesi işsizlik sorununu azaltabileceği gibi sektörde kalifiye eleman bulmada yaşanan güçlüğü de azaltacaktır diyebiliriz.
Nitelikli işgücü açığının kapatılması için en etkin yol, mesleki eğitimin yaygınlaştırılmasından geçmektedir. Bırakın Türkiye gibi işsizliğin ciddi boyutlara ulaştığı ülkeleri; İngiltere, Fransa gibi işsizlik oranının ülkemize nazaran çok düşük olduğu ülkelerde bile meslek eğitimine büyük önem verilmekte, ülkeler arası karşılıklı eğitim işbirlikleri ile teknolojideki değişimler yakından takip edilmektedir. Gelişmiş ülkelerin meslek eğitimine verdikleri değer, Türk halkına ve küçük işletmelerimize de örnek olmalıdır.
Bugün gelişmiş ülkelerdeki bireyler mesleki eğitimi ön plana çıkarırken, Türkiye’de aileler ve gençler klasik akademik eğitimi tercih etmektedirler. Türk toplumuna mesleki eğitimin getirileri doğru anlatılmalı, gençler meslek sahibi olma yönünde özendirilmelidirler.
Mesleki eğitim programlarının içeriğini uluslararası eğitim standartlarına ve iş dünyasının gereksinimlerine göre belirlemek zorundayız. Ülkemizde yeni teknolojilere ve çağdaş uygulamalara yönelik olarak gençlere temel bilgi ve deneyim kazandırılması konusu büyük bir önem taşımaktadır.
Mesleki eğitimin asıl olarak örgün eğitim kurumlarında verilmeye çalışıldığı düşünülürse, iş gücünün niteliğinin yükseltilmesi ve ekonominin gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinin çok yüksek bir maliyeti olduğu ortaya çıkacaktır. Buna bağlı olarak ülkemizde genelde eğitim, özelde de meslek eğitimi ile ilgili olarak yapılacak düzenlemelerin belli bir modele uygunluktan çok kalkınma amacıyla uyumlu olması, eğitimin maliyeti ve verimliliği gibi etkenler göz ardı edilmeden gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Mesleki ve teknik eğitim verilirken eğitim alanlarının, kolayca bir başka mesleğe uyum sağlayabilecek esneklikte olmalıdır. Önemli bir sorun; % 10 öğrencinin nitelikli diye tarif edilen okullara gidebilmesi, geri kalan %90 için tercih hakkı çok sınırlı olmasıdır. 2019 yılında 1300000 öğrenci lgs sınavına girerken bu yıl 2020 de yaklaşık 1800000 öğrenci sınava giriyor. Alınan istatistik bilgilerinde %70 öğrenci adrese dayalı olarak yerleştiriliyor. Biz, türkiye için eğitimin geleceğinin üstün nitelikli özel meslek liseleri modelinden geçtiğini savunacağız. Bu konuda ciddi adımlar atılması gerektiğini ortaya koyacağız. Bunu endüstri 4.0 ile bağlı hale getirmektir.
Sonuç ve değerlendirmede elde edilen bilgiler aşağıda yer almaktadır:
• Mesleki eğitim veren okulların düşük seviyeli öğrencilerin okuduğu bir okul olmaktan kurtarılmalıdır.
• Öğrencilere ortak bir kültür kazandırılmalı, bu nedenle Çok Amaçlı Lise Modeli eğitimi sistemine geçilmelidir.
• Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim veren okulların sayısının artması sebebi ile her mesleğe bir okul açılır duruma gelmiş dolayısıyla bu okulların tek çatı altında toplanması gerekmektedir.
• Eski görevini yerine getiremeyen bazı meslek türlerinin eğitim sistemi ile başka mesleklere geçilebilir duruma getirilmelidir.
• Türkiye’deki mesleki eğitim oranının %65 i bulması hedefleri hayata geçirilmelidir.
• Eğitim sistemi öğrencileri ezbercilikten kurtarıp ilerlemecilik eğitim sistemi anlayışına göre yetiştirilmelidir.
• Mesleki ve teknik liselerde okuyan öğrenciler aile ve çevrenin yönlendirmesiyle meslek liselerine gittiği için eğitim programı öğrenciye alan seçme hakkı tanımalıdır.
• Türkiye’deki mesleki ve teknik eğitim sistemi şekil 1’deki gibi olursa öğrencilere verilen eğitim kalitesi farkı en aza indirilecektir.

KAYNAKLAR:

academia.edu
analizgazetesi.com.tr
blog.milliyet.com.tr
dmags.net
docplayer.biz.tr
duzce.edu.tr
elektrikport.com
erciyestto.com
fortuneturkey.com
genctercih.com
geturkiyeblog.com
gida2000.com
ilerigazetem.com
iskteknik.com
issuu.com
izkocluk.com
kobi-efor.com.tr
lean.org.tr
lojistikkulubu.ist
mediaclick.com.tr
medium.com
mfd.com.tr
mobilyadergisi.com.tr
novitek.com.tr
ogrencikariyeri.com
okul.com.tr
pervinkaplan.com
researchgate.net
robomaker.com.tr
sanaluzman.com
scholar.google.com
seckin.com.tr
sites.google.com
skrobotik.com.tr
tekstilisveren.org.tr
trakademi.com
turkishtimedergi.com
vizyonergenc.com
www.memurlar.net
www.sinavsizgecis.com
www.yenisafak.com
yerliara.com
Total Page Visits: 32747 - Today Page Visits: 153