Eğitim ve Okul Yönetimi -18-

17 Nisan 2016 0 Yazar: admin

Okul Yönetimi ve Çatışma
Çatışma ihtiyaçların tatminine engel olan gerginlik halidir. 3 temel yaklaşımı vardır; geleneksel yaklaşım, davranışçı yaklaşım, etkileşimci görüş. Çatışma değişik evrelerden geçerek oluşan süreçtir. İyi yönetilemeyen çatışmalar hem birey hem kurum açısından pahalıya mal olur. İyi yönetildiği vakit bireyler arasında dayanışmayı sağlayabilir. Çatışmaya yol açan nedenler; iş bölümü, görev ve sorumluluklarının karmaşık olması, kaynakların sınırlılığı, yeni uzmanlıklar ve iletişim.
Çatışamaya iletişim ile ilgili olarak; anlam güçlükleri, yetersiz bilgi alışverişi, haberleşme kanallarındaki bozukluk, kurumun büyüklüğü, kişisel farklılıklar, denetim biçimi, bireysel özellikler neden olabilir.
Çatışma sırasında tarafların tutumları; entegrasyon- iş birliği, uyma-itaat etme, hükmetme-üstünlük kurma, kaçınma, uzlaşma-karşılıklı ödün verme, gibi yaklaşımlar gerçekleşebilir.
Çatışmanın yönetilmesi kendi halinde bırakılabilir. İcap ederse müdahale edilebilir.

• Çatışma Yönetiminde İzlenebilecek Stratejiler
Çatışma yönteminde; sorun çözme yöntemi, üstün amaçlar yöntemi, kaynakların artırılması yöntemi, kaçınma yöntemi, yatıştırma yöntemi, uzlaştırma yöntemi, yetki kullanma yöntemi, davranış değiştirme yöntemi (insan kaynağının değiştirilmesi), politik araçlar yöntemi, ortak bir düşman bulmak, üstün kararına bırakma, haberleşmenin artırılması ve yapısal değişkenleri değiştirme stratejileri izlenebilir.

SONUÇ
Eğitim yönetimi, Türk eğitim sisteminde ve okullarımızda yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanan bir disiplin haline gelmiştir. Eğitimcilerin okul idarecilerinin özellikle de okul müdürlerinin bu alanları dikkatle takip ettikleri görülmektedir. Son yıllardaki eğitim yönetim ile ilgili birçok devlet ve vakıf üniversitelerinde lisansüstü eğitim programlarıyla ilgili talep belirgin bir şekilde artmıştır. Eğitim yönetimi kaçınılmaz bir gerçek içerisinde değeri son derece yüksek olan bir alan halini almıştır. Eğitim yönetimi sadece okul müdürlerine ve yöneticilerin değil aynı zamanda eğitim öğretimin temel unsuru olan öğretmenlere de yardımcı olacak onları aydınlatacak bir alandır. Dolayısıyla bu alanda hem eğitim okul yöneticileri hem de öğretmenlerimiz lisans sonrası programlara katılmakla kendilerini yetiştirebilecekler. Hem bireysel saygınlık adına hem topluma ve hizmet ettiği kuruma daha fazla ve nitelikli faydalı olma adına yararlı olacaktır.
Eğitim ve okul yönetimi konusunda sunulan bilgileri pekiştirmek ve içselleştirmek gerekmektedir. Bu takdirde eğitim sistemi ve okulun yönetiminin çevresi faaliyet alanları ilkeleri ve modelleri toplum adına daha çok işe yarayacaktır. Dolayısıyla eğitim ve okul yönetimini eğitim alanında ve okullarımızdaki A’dan Z’ye bütün işleyişe direkt ve dolaylı olarak büyük ölçüde katkılar sağlayabileceğini söyleyebiliriz.
Eğitim ve okul yönetimi konusunda kendini iyi yetiştirmiş donanımlı bir öğretmen herhangi bir okulda yöneticilik yapmasa dahi sınıfı içerisinde liderlik karakteri ile bütünleşip konusunda öğrencilerine çok daha başarılı hale gelecektir.
Sonuçta eğitim yönetimi sadece okul yönetimini ilgilendiren bir alan değil aynı zamanda öğretmenlerin her an ihtiyaç duyabilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri bir sahadır.
Eğitim ve okul yönetimi ilgilenen diğer yönetim ve işletme bilimi uzmanlarına da katkı sağlayabilir. Çalışmalarında onları destekler ve onların açılımlar yapmasını sağlayan nitelikte bir zenginliktir. Çünkü eğitim ve okul yönetimi her şeyden önce eğitim, öğretim ve eğitimcilikle entegre bir alandır. Eğitim yönetimi ve okul yönetimiyle ilgili alanlarda çalışmalar yapan ve kendisini düzgün ve ilkeli bir şekilde yetiştiren okul müdürleri ve okul yöneticileri çalışmalarında çerçeve ve modelleri çok kolay bir şekilde kullandıkları açık bir şekilde görülmektedir.
Özetle eğitim ve okul yöneticileri öğrendikleri teorik bilgi ve donanımları kullanmada hiçbir şekilde tereddüt duymamaktadırlar. Dolayısıyla eğitim yönetimi ve okul yönetimi kendisi dışındaki diğer sektörlerle ilgili yönetim bilimi çatışmalarına hem teorik hem de pratik açıdan bunların nasıl bir araya gelebileceğini gösterebilir.
Eğitim be okul yönetimi her ne kadar önemsense de bazı hassasiyetler ve özenin gösterilmediği de bir gerçektir. Her ne kadar bu alandan yararlanılsa da bu alanda üretilen yaygınlaştırılan çalışmalara kesin bir statü kazandırılmamış, herhangi bir imtiyaz verilmemiştir.
Eğitim sistemimizde ve okullarımızda bu konuyla ilgilenenlerin bu alanda deneyimlerden faydalanarak, gelişimler izleyerek, farklı şeyler üretmeye çalışması sistematize edilmiş bir okul türünü hayata geçirmeye çalışması eğitim yönetimi bilimi açısından çok doğru ve sevindirici bir gelişmedir. Bu konuda Türk eğitim sistemimizde yer alan eğitim yönetimi ile ilgili uzmanlaşmış ve akademik çalışmalara imza atan insanlardan en etkin şekilde faydalanma gerekmektedir.
Kısacası Türk eğitim sisteminde okul yöneticilerinin dolayısıyla okul müdürlerinin ilköğretimden yüksek öğretime kadar belirli makamlara gelmesi veya getirilmesi önceden planlanarak kayda değer bir hazırlık ve donanımdan geçirilmiş kişilerden oluşmamaktadır.
Eğitim yöneticiliği veya okul müdürlüğü için kişilerin önceden bu makamlara hazırlanma bir tarafa hiçbir başlık altında herhangi bir eğitim görmeden gelerek yöneticilik yaparken yöneticiliği öğrenen insanlardan oluşmaktadır. Bu halde yöneticilik bilimsel, sanatsal bir birikime dayalı olmadan direkt olarak deneme yanılma yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu Türk eğitim sistemimizde halen eğitim ve öğretim adına, çocuklarımızın geleceği adına, kanayan bir yara halindedir ve ülkemizin gelişmesi ve geliştirilmesi için ne yazık ki büyük derecede zaman ve kaynak kaybıdır.
Türk eğitim sisteminde okullarımızda hangi kademede olursa olsun bütün eğitim yöneticileri belirli bir hazırlık safhası, teorik ve pratik uygulamaları geçirdikten sonra görevlendirilmeleri milletimiz adına en büyük iyiliklerden biri olacaktır.

Mehmet Birekul, 2016

Total Page Visits: 689 - Today Page Visits: 1