PİSA 2015 UYGULAMASINDA İLK ÇEYREKTE BULUNAN BAZI ÜLKELERİN MATEMATİK, BİLİM VE ANADİL ÖĞRETİM PROGRAMLARI HEDEFLERİ VE İNCELENMESİ

PİSA 2015 UYGULAMASINDA İLK ÇEYREKTE BULUNAN BAZI ÜLKELERİN MATEMATİK, BİLİM VE ANADİL ÖĞRETİM PROGRAMLARI HEDEFLERİ VE İNCELENMESİ

26 Mayıs 2018 Kapalı Yazar: admin

1.GİRİŞ

” PISA araştırmasında, temel alanlarla birlikte uygulanan bağlamsal anketlerle öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme süreçlerine yönelik psikolojik özellikleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır. Bu veriler, bilişsel alanda elde edilen verilerin yorumlanmasında kullanılmaktadır. Anketler, PISA’nın önemli bir parçasıdır ve test sonuçlarının geliştirilmesini sağlayan değerli bilgiler sunar.” (Pisa 2015 Ulusal Ön Rapor) Peki tüm bunların yanında  Öğretim programları ve programların hedefleri, Uluslar Arası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA)  sınav başarısına etki etmekte midir?

1.1. Pisa Hakkında

“PISA araştırması OECD üyesi ülkeler ve diğer katılımcı ülkelerdeki (dünya ekonomisinin yaklaşık olarak %90’ı) zorunlu eğitimi bitiren öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını ölçmeyi hedeflemektedir. PISA araştırmasının hedef kitlesi 7. sınıf ve üzeri sınıf düzeylerinde örgün eğitime kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrencilerdir.” (2015 Nihai Rapor) .  “ PISA’da zorunlu eğitimin sonunda örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin; Matematik okuryazarlığı, Fen Bilimleri okuryazarlığı ve Okuma Becerileri konu alanlarının dışında, öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır. PISA araştırmasında kullanılan “okuryazarlık” kavramı, öğrencinin bilgi ve potansiyelini geliştirip, topluma daha etkili bir şekilde katılmasını ve katkıda bulunmasını sağlamak için yazılı kaynakları bulma, kullanma, kabul etme ve değerlendirmesi olarak tanımlanmaktadır.”  Pisa Türkiye WEB

PISA’nın değerlendirme çerçevesi ve kavramsal temelleri, projeye katılan ülkelerdeki uzmanlar tarafından belirlenmekte, yapılan görüşmeler sonrasında katılımcı ülkelerin fikir birliğiyle onaylanmaktadır. Bu çerçevede, “okuryazarlık” kavramına ilişkin yeni bir anlayış ortaya çıkmıştır. Okuryazarlık kavramı; öğrencilerin bilgilerini günlük yaşamda kullanmak, mantıksal çıkarımlar yapmak, çeşitli durumlarla ilgili problemleri yorumlamak ve çözmek için öğrendiklerinden çıkarımlar yapma kapasitesi olarak tanımlanmaktadır (Chung, 2013; Danis, 2013; Dreise ve Thomson, 2014; Gutierrez, 2013; Kelly ve diğ., 2013; Köse ve Anıl, 2013; Murphy, Conway, Murphy ve Hall, 2014; OECD, 2004a; 2004b; 2007; Rosen ve Mosharraf, 2014; Wheater ve diğ., 2014). (Birbiri,2014)

PISA’nın ulusal düzeyde çeviri ve uyarlama işlemlerinin yapılması, projenin uygulanması, analizlerin yapılması ve ulusal raporun hazırlanması gibi işlemler ise projeye katılan her ülkede belirlenen ulusal merkezler tarafından gerçekleştirilmektedir. PISA kapsamında geliştirilen başarı testleri ve anketleri, ülkemizde Nisan ayı içerisinde uygulanmaktadır. Projeye katılan ülkelerde; örgün öğretimde kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrencilerin bulunduğu tüm okullar (İlköğretim, Genel Lise, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Meslek Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi, Çok Programlı Liseler, Özel Okullar vb.) PISA’ya katılabilir. Türkiye OECD üyesi olarak, eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla bu projeye katılmaktadır (Akkuş, 2008; MEB, 2014).
PISA, 2000 yılından itibaren her üç yılda bir yapılmaktadır. Ancak Türkiye ilk kez 2003 yılında uygulamaya dahil olmuştur. Günümüze kadar 2003, 2006, 2009, 2012 ve 2015 yıllarında yapılan uygulamaların hepsine katılmıştır. PISA her dönemde bir alana odaklanmaktadır. 2009 yılında okuma becerileri, 2012 yılında Matematik okuryazarlığı, 2015 yılında Fen okuryazarlığına ağırlık verilmiştir.

2015 Türkiye Nihai Raporuna göre; 72 ülke arasında Türkiye, Fen okuryazarlığında 52, Matematik Okuryazarlığında 49, Okuma becerilerinde 50. sıralarda yer bulmuştur. “2012 sonuçlarına bakıldığında ise 65 ülke arasından matematik alanında 44. okuma alanında 42. ve fen alanında ise 43. olmuştur.(Yıldırım ve diğ., 2013)”( Er ve Atıcı,2016). 2009 yılı Pisa’ya katılan 65 ülke arasında Fen okuryazarlığı 43, Matematik Okuryazarlığında 44 ve Okuma becerilerinde 41 sıraları Türkiye için oluşmuştur. “2006 yılı PISA sonuçlarına göre ise Türkiye okuma becerisi alanında 56 ülke arasından 37. fen okuryazarlığı alanında 57 ülke arasından 44. matematik okuryazarlığı alanında da 57 ülke arasından 43. olmuştur.” (Er ve Atıcı,2016). 2003 yılında 41 ülke arasından matematik okuryazarlığında 35, fen okuryazarlığında 33 ve okuma becerilerinde 35. olmuştur.

PISA’nın altıncı döngüsü olan PISA 2015 uygulaması, 35’i OECD üyesi olmak üzere 72 ülke ve ekonomideki yaklaşık 29 milyon öğrenciyi temsilen 540.000’e yakın öğrencinin katılımıyla 2015 yılı içerisinde gerçekleştirilmiştir.(Pisa 2015 Ulusal Ön Raporu)

Okumada becerisinde en yüksek performans gösteren ülkeler Singapur, Hong Kong; fende Singapur, Japonya; Matematikte ise Singapur ve Hong Kong oldu.

İlk çeyrekte bulunan ülkeler aşağıda verilmiştir.

 

1.2. Araştırmanın Amacı

            Araştırmada PISA 2015 te ilk çeyrekte yer alan bazı ülkelerin matematik, bilim ve okuma alanlarının öğretim müfredatlarında hedeflerin incelenmesi amaçlanmıştır. Belirtilen amaç doğrultusunda Estonya , Slovenya ve Singapur öğretim programları incelenip Türkiye’de uygulanan matematik,fen ve okuma alanları müfredatları ile karşılaştırılacaktır.

1.3. Araştırmanın Önemi

            PISA da başarılı olan ülkelerin neleri doğru yaptıkları, nasıl fark yarattıkları yurt içi ve yurt dışı bir çok araştırmaya konu olmuştur. Ülkelerin eğitim programları ve eğitim durumları ve süreçleri genel çerçevesini oluşturmakla birlikte PISA öğrenme alanları bazında araştırmalar yapılmıştır. Araştırma sonucunda müfredat hedeflerinin PISA başarısına etkisinin ortaya çıkarılması açısından yararlı olacağı beklenmektedir.

2.YÖNTEM

            Araştırmada PISA 2015 sınavında ilk çeyrekte bulunan dört OECD ülkesinin ( Estonya, Slovenya, Finlandiya, İngiltere) ve Türkiye’nin matematik, fen ve anadil müfredat hedefleri betimsel olarak analiz edilmiştir. Çalışma sürecinde ilgili ülkelerin sınav sonuçları incelenmiştir. Öğrenci başarıları ile müfredat hedeflerinin arasındaki değişkenler karşılaştırılmıştır.

Tablo-1
2015 PISA Fen Okuryazarlığında ilk çeyreğe giren bazı ülkeler

Ülke Bilim Sıralaması Bilim Puanı
Türkiye 52 426
Estonya 3 534
Slovenya 13 513
Finlandiya 5 531
İngiltere 15 509
     

 

Tablo-2
2015 PISA Okuma Becerilerinde ilk çeyreğe giren bazı ülkeler

Ülke Okuma Sıralaması Okuma Puanı
Türkiye 50 428
Estonya 6 519
Slovenya 14 505
Finlandiya 4 526
İngiltere 22 498
     

 

Tablo-3
2015 PISA Matematik Okuryazarlığında ilk çeyreğe giren bazı ülkeler

Ülke Matematik  Sıralaması Matematik Puanı
Türkiye 49 420
Estonya 9 520
Slovenya 14 510
Finlandiya 12 511
İngiltere 27 492
     

 

 

2.1.Estonya

2.1.1 Estonya Matematik Müfredatı Hedefleri

            Estonya Matematik Programına göre matematik öğretimi öğrenciye anlama, mantıklı düşünme, mekansal ilişkileri kurma, dünyayı açıklama istekleri oluşturur. Yazılı ve zihinsel hesaplama becerileri kazandırır. Öğrencilerin mantıksal ve yaratıcı düşünmelerine önem verir. Doğruluk, tutarlılık ve çalışma süresi boyunca öğrenci aktifliğine önem veriyor.

Programın kazandırmak istediği bazı yetkinlikler şunlardır.

Matematiksel Yetkinlik; matematiksel kavramlar ve ilişkiler, diğer konularda ve yaşam yönleriyle daha matematik içsel dil, semboller ve matematik modelleme çeşitli görevler yöntemlerini kullanma yeteneği bilgisidir. Matematiksel yeterlilik bunları uygun bir çözüm stratejileri bulmak ve uygulamak için sorunları belirleme olanağını, bir çözüm fikrini analiz etmek ve sonucu doğrulamak için içerir genel problem çözme becerilerini kapsar. Matematiksel yetkinlik mantıksal akıl yürütme, gerekçesi ve ispat ve çeşitli sunumlar (semboller, formüller, grafikler, tablolar, diyagramlar) anlayış ve becerilerin kullanımı anlamına gelir. Matematiksel yeterlilik matematik, sosyal, kültürel ve kişisel anlamı olan ilgiyi gerektirir.

Mükemmellik değeri ; Matematik, öğrencileri farklı ülke ve matematiksel görevlerin dönemleri hakkında bilgi edinebilip farklı kültürleri, bağlama bilimidir. Öğrencilerin mantıksal düşünme duygusuna yöneliktir. Şıklık,döner ve geometrik şekillerin güzelliği ve mimarisi ve doğa arasındaki ilişki (örneğin simetri, altın bölüm) öğrenilir. Matematik öğrenme özellikle kalıcılık, azim ve hassas gelişen kişilik özelliklerinin yoluyla devamlılık gerektirir.

Sosyal Yetkinlik. Toplum ve dost cephesinin Sorumluluğu kendi asli yetiştirilen sorunları ile çözme metin. Grubun Çalışma kooperatif becerilerini geliştirmek mümkün olmuştur.

Kendi kaderini tayin. Matematik öğrenme öğrencilerin bağımsız çalışması için önemlidir. Öğrencilerin bağımsız olarak görevler yapması matematiksel yetenekleriyle orantılıdır. Karmaşık görevlerin anlaşılması sadece kendi bağımsız düşünme yoluyla gelişir.

Haberleşme yetkinliği. Matematik ,kısa ve doğru açıkça fikirlerinizi ifade etme yeteneğini geliştirir.

Girişimcilik Yeterliliği. Çözüm bulma çeşitli yollarının işlevlerinden biri, esnek düşünme ve fikir üretmek için yeteneği geliştiriyor.

Öğrenciler, sürdürülebilir bir gelecek için kişisel sorumluluk almaya ve davranış normlarını öğrenir. Eleştirel, çevresel ve insani gelişim umutları değerlendirmek için eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri şekil verir. “Kültürel Kimlik” teması matematik ve toplumun unsurların tanıtılmasının tarihi ve matematiksel bilimler derneği gelişiminde önemlidir.”Vatandaş İnisiyatif ve girişimcilik” matematik ve diğer konularda öğrencilerde işbirliği ve hoşgörü ruhunu bazı faaliyetler ile(araştırma, grup çalışması, proje vs.) geliştirir.

2.1.2 Estonya Anadil Müfredatı Hedefleri

Program ve edebi eserler; duygusal, ahlaki ve estetik değerler ve kültürel değerlerin temelini şekillendirir ve oluşturur. Ayrıca, dil öğretimi, insan dilinin önemli bir rol olarak bir kimlik taşıyıcısı olarak etnik dilin manevi ve kültürel değerlerini vurgular. Dil öğretimi değerleri fonksiyonel okuryazarlık ve medya dahil olmak üzere bilgi kaynaklarına ulaşmayı sağlar.

Dil ve edebiyat çalışmaları geliştirmek: dinleme ve okuma becerilerini,farklı kaynaklardan ve kritik gelen gerçeği ve görüş arasındaki, metin anlama, bilgi tasarım ve formüle edilmesinin üzerinde bir görüş belirtme ve metinlerin farklı türde kullanımını sağlar.

Sosyal Yetkinlik. Sosyal gelişimini desteklemek için sözlü ve yazılı olarak dünya görüşü ve insan ilişkilerinin algısı anadil ile verilir.

İletişim becerileri, Program ile bireylerin sosyal taraflar ve görünümlerini, muhakeme becerilerini sunma ve  uygun davranış seçimi geliştirirlir.

Kendi kaderini tayin ve girişimcilik. Okuma yazma yetkinliği, sorumluluk, medya ve edebi metinlerden hem gelişimini hem de öğrencilerin günlük yaşamlarına dair sorunların çözümlerine katkı sağlar.Bakış açılarını ve yaratıcılıklarını geliştirir.Öğrencilerin inisiyatif almalarına, aktivite ,dilsel ve edebi bilgi ve ikmal gibi çeşitli kaynaklardan uygulanmasını gerektiren projelerde öğrencilerin yetkinlik gelişimini teşvik eder.

Yaşam boyu öğrenim ve kariyer planlaması, Çevre ve sürdürülebilir kalkınma, Sağlık ve Güvenlik, Değerler ve Etik, Kültürel kimlik konu alanları ile kesişen bir yapıya sahiptir. Ayrıca öğrencilerin ‘bilgi ortamı’ konu alanı (internet dahil) kaynaklarının çeşitliliği, bilgi edinimi, kritik değerlendirme ve kullanımını içerir.

2.1.3 Estonya Bilim Müfredatı Hedefleri

Bilim, yeni bilgi ve çözümlere karşı ilgi duyması amaçlanır. Biyolojik çeşitliliğin önemi ve korunması için ihtiyaç farkındalık karşı, yaşamın sürdürülebilir ve sorumlu bir şekilde değerli ve sağlıklı yaşam oluşturmak
Sosyal yeterlilik.Öğrencilerin gelişim ve  insan faaliyetlerinin etkisinin değerlendirilmesini içerir.
Doğal çevre, yerel ve küresel çevre sorunlarına karşı farkındalık kazanıp, onlara çözümler bulma yolunda bilimin görüşlerini almalıdır
Özellikle Öz Tanımı ;anatomi, fizyoloji ve sağlıklı yaşam konuları ile enerji ve bireyi belirler.
Öğrencilerin bilimsel bilginin doğasını bulmaya becerileri kazanmaları ve sorunlarını formüle etmeleri amaçlanır.
İletişim yeteneği geliştirme, farklı kaynaklardan bilimsel bilgi arayan bireyler.
Bilimsel, soyut ve belirli günlük olarak sembollerin doğru kullanımı.
Girişimcilik, uygulanan fen konularında önemli bir yer kaplıyor.
Takım çalışması, beyin fırtınası, rol oynama, kritik yapma, makaleler ve yazma önemlidir.
Bilimsel bilginin doğasını bulmak sorunlar ve araştırma sorularını formüle etmek becerileri kazandırmak, planlamak ve deney ya da gözlem yapmak, analiz etmek, yorumlamak ve sonuçlarını sunmak.
Bilgilerin Estonya ve yabancı dil kaynakları birlikte kullanarak, bulma ve yorumlayıcı
bilim diliyle doğru kullanımı ve anlaşılır şekilde arabuluculuk yeteneğini geliştirmek
Bilime ilgi geliştirmek, derinleştirmek, sürdürülebilir çevre tutumu  ve tasarruflu sorumlu ve sağlıklı bir yaşam tarzı.
Sorun çözme ve keşif yoluyla öğrenme uygulanmasını geliştirmek.

 

2.2. Slovenya

2.2.1.Slovenya Matematik Müfredatı Hedefleri

  • matematiksel düşünmeyi geliştirmek: ( soyut-mantıksal düşünme ve geometrik performansları)
  • Matematiksel kavramlar bilgiyi yapılandırmayı, beceri ve süreçleri içinde disiplinler arası bağlantı bilgilerini geliştirmelerini sağlar.
  • Farklı matematiksel prosedürler ve teknolojilerin kullanımını geliştirmek;
  • Bir süreç olarak matematiği öğrenmek ve yaratıcılık ve kesinlik öğrenmek;
  • Kendi (matematik) becerileri, sorumluluk güven ve olumlu bir tutum geliştirmek
  • evrensel dil olarak matematik önemini kabul;
  • kabul edip bir kültürel değer olarak algılamak.
  • bilgi, anlayış ve matematiksel kavramların kullanılması ve aralarındaki bağlantıları ve uygulama ve
  • akıl yürütme, genelleme, soyutlama, keşif ve problem çözme;
  • anlayış ve matematiksel dil (okuma, yazma ve matematik iletişim kullanımı

Metin, matematiksel kaynaklar ve bunların yönetimini) arama;

  • toplanması, derlenmesi, yapılandırma, analiz, sunum ve yorumlama ve

veri veya Sonuçların değerlendirilmesi;

  • bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı.
  • matematiksel yeterlilik ek olarak Slovence iletişimi geliştirmektedir,

 

2.2.2.Slovenya Anadil Müfredatı Hedefleri

Slovenya anadil öğretim programı kişisel etnik ve sivil kimliklerin yaratılması ve özellikle iletişimde yaşam boyu öğrenme  için kilit fırsatların geliştirilmesini hedefler.Öğrencilerde geliştirilmesi istenen konular ;Sloven (edebi) dili, sosyal, estetik, kültürel ve kültürlerarası yetkinlik,öğrenme, bilgi ve dijital okuryazarlık, inisiyatif, eleştirel düşünme, yaratıcılık gibi kazanımlardır.

Slovenceye ile olumlu duygusal ve rasyonel bir ilişki geliştirmek

Sloven kültürünün farkında ve sosyal yaşam kurallarını bilen bireyler yetiştirmek.

Dil, milliyet ve vatandaşlık geliştirmek ,aynı zamanda diğer diller ve milletler saygı ve hoşgörü olarak ve kültürler arası güçlendirmek .

Slovence tarihinde oynadığı rolün farkında olarak Slovenyanın  gelişmesinin çeşitli aşamalarında bilgisinin en temel seviyesinde katkı sağlamak.

Gündelik yaşam becerileri kazanıp, teknolojik okuryazarlığa sahip bireyler olarak sözlü ve yazılı olarak etkin biçimde araştırma yapar.

Ayrıca metinleri değerlendirmek ve daha sonra fikirlerini haklı; propaganda metinleri tanımak

propaganda unsurları ve onlara karşı eleştirel bir tutum geliştirmektir.

Edebi bir metin hakkında bir diyalog içine giren bireyleri bir zevk ,hoş bir deneyim ve entelektüel meydan okuma olarak kabul ediyoruz.

Ulusal kimlik, ufuklarını genişletmek ve onların kültür ve diğer kültürlerde öğrenmeye Avrupa kültür alanı ve ötesinde. diğer kültürler ve ortak hakkında öğrenerek kültürel değerler diğerlerine ve farklı karşı hoşgörülü bir tutum oluşturmak için fırsat oluşturulması hedefleniyor.

2.3.Singapur

            Pisa 2015 sonuçlarına göre en başarılı ülke konumunda Singapur bulunuyor. Ayrıca Singapur da her dört öğrenciden birinin performansı üst seviyede. Singapur da zorunlu olmamakla beraber bir yıllık bir okul öncesi eğitimi verilmektedir. Zorunlu olmamasına rağmen okulöncesine katılım neredeyse %100 oranındadır. Temel eğitim 6-12 yaş aralığında zorunlu olarak 6 yıldır. Dikkat çekici olarak seviye sınıfları yapılmıştır. 6.sınıf sonunda ise tüm öğrenciler ilgi ve yeteneklerine uygun bir ortaöğretim programına yerleşmek için ilköğretimi bitirme sınavına girerler.

Singapur Milli eğitimi eğitimde istenen sonuçları şu şekilde belirtmiştir.

İlköğretimi bitiren öğrencilerden beklenen özellikler;  Doğruyu yanlışı ayırt edebilmeli, Öğrendiklerini başkalarıyla paylaşabilmeli, Başkalarıyla arkadaşlık kurabilmeli, Merak duygusu gelişmiş olmalı , Başkalarını düşünebilmeli

Kendini ifade edebilmeli, Kendi çalışmalarıyla gurur duyabilmeli

Sağlıklı alışkanlıklar geliştirilmeli, Singapur’u sevmeliler

Ortaöğretimi bitiren öğrencilerden beklenen özellikler; Ahlaki bütünlüğe sahip olmalı, başkalarını önemsemeli ve onlar için endişelenmeli, takım çalışması yapabilmeli, her emeğe saygı duymayı öğrenmeli, girişimci ve yenilikçi olmalı, ileriki eğitim yaşantıları için geniş tabanlı bir temele sahip olmalı, kendi yeteneklerine inanmalı, estetiği takdir etmeli, Singapur u tanımalı ve ona inanmalı. ( Levent ve Yazıcı,2014)

2.4. Türkiye Cumhuriyeti

2.4.1. Matematik Öğretim Programı

Matematik eğitim programında kazandırılması öngörülen temel beceriler şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Problem Çözme
  • Matematiksel Süreç Becerileri (İletişim, Akıl Yürütme,İlişkilendirme)
  • Duyuşsal beceriler
  • Psikomotor Beceriler
  • Bilgi ve iletişim teknolojileri

 

 

Matematik, kavramları arasında anlamlı ilişkiler bulunan, kendine özgü sembolleri

ve terminolojisi olan evrensel bir dildir. Öğrencilerin matematiğin dilini doğru ve etkili bir şekilde kullanabilmesi amaçlanmalıdır. Matematiksel iletişimde soyut sembolik ifadelerin yanı sıra, sözlü anlatımdan, yazılı ve görsel ifadelerden ve gerektiğinde modellerden de yararlanmak büyük önem taşımaktadır. Matematik hakkında yazma, okuma, konuşma ve dinleme, iletişim becerilerini geliştirirken aynı zamanda öğrencilerin matematiksel kavramları daha iyi anlamalarına da yardımcı olur.

 

2015 Matematik Programında öğrencilerin iletişim becerilerinin gelişimine ihtimam gösterilmektedir. Bunu için dikkat edilmesi şu gereken göstergeler belirtilmiştir;

  • Matematiğin kendine özgü sembolleri ve terminolojisi olan bir dil olduğunu fark etme
  • Matematiğin sembol ve terimlerini etkili ve doğru kullanma
  • Matematiksel dili matematiğin kendi içinde, farklı disiplinlerde ve yaşantısında uygun ve

etkili bir biçimde kullanma

  • Somut model, şekil, resim, grafik, tablo, sembol vb. farklı temsil biçimlerini kullanarak

matematiksel düşünceleri ifade etme

  • Matematiksel düşünceleri sözlü ve yazılı ifade etme
  • Günlük dili, matematiksel dil ve sembollerle; matematiksel dili, günlük dil ve sembollerle

ilişkilendirme

  • Matematiksel düşüncelerin doğruluğunu ve anlamını yorumlama

Programda Duyuşsal beceriler ile ilgili dikkate alınması gereken bazı göstergeler şunlardır:

Matematiğin bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkısının farkında olma

  • Gerçek hayatta matematiğin öneminin farkında olma ve sağladığı faydaları takdir etme
  • Matematikte özgüven duyma ve matematiği öğrenebileceğine inanma
  • Problem çözerken sabırlı olma
  • Matematik öğrenmeye istekli olma ve matematikle uğraşmaktan zevk alma
  • Matematiğin düşünme becerilerini geliştirdiğine inanma
  • Matematik dersine verimli bir şekilde çalışma (2015 Matematik Öğretim Programı)

2.4.2.Türkçe Öğretim Programı

 

Türkçe Dersi Öğretim Programı; dil becerilerinin ve yeterliliklerinin geliştirilmesini, diğer tüm alanlarda öğrenme, kişisel ve sosyal gelişme ile mesleki becerileri edinmenin ön şartı olarak kabul etmektedir. Bu temel kabulden hareketle Türkçe Dersi Öğretim Programı’nın vizyonu;

  • Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanan,
  • Kendini ifade eden, iletişim kuran, iş birliği yapan, girişimcilik ve sorun çözme kapasitesi gelişmiş,
  • Bilimsel düşünen, anlayan, araştıran, inceleyen, eleştiren, sorgulayan ve yorumlayan,
  • Haklarını ve sorumluluklarını bilen, öz güveni yüksek, çevresiyle uyumlu, görüş ve tezlerini gerekçe ve kanıtlarla destekleyerek yazılı ve sözlü olarak ifade edebilen,
  • Okuduklarını anlayarak eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirebilen, sentezleyebilen, okuma ve öğrenmeden zevk alan,
  • Bilgi teknolojilerini güvenli bir şekilde kullanarak bilgi edinme, oluşturma ve paylaşma becerileri gelişmiş bireyler yetiştirmektir.

 

Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda Türkçe öğretiminin yanında; düşünme, anlama, sıralama, sınıflama, sorgulama, ilişki kurma, eleştirme, tahmin etme, analiz-sentez yapma, değerlendirme gibi zihinsel becerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır.

 

Türkçe öğretiminin genel amacı, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda ifade edilen Türk millî eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda öğrencilerin;

  1. Sözlü iletişim, okuma ve yazma becerilerini geliştirmek,
  2. Türkçeyi, konuşma ve yazma kurallarına uygun olarak bilinçli, doğru ve özenli kullanmalarını sağlamak,
  3. Düşünme, anlama, sıralama, sınıflama, sorgulama, ilişki kurma, eleştirme, tahmin etme, yorumlama, analiz-sentez yapma ve değerlendirme becerilerini geliştirmek,
  4. Okuduğu, dinlediği ve izlediğinden hareketle, söz varlığını zenginleştirerek dil zevki ve bilincine ulaşmalarını; duygu, düşünce ve hayal dünyalarını geliştirmelerini sağlamak,
  5. Okuma ve yazma sevgisi ile alışkanlığını kazanmalarını sağlamak,
  6. Duygu ve düşünceleri ile bir konudaki görüşlerini veya tezini sözlü ve yazılı olarak etkili ve anlaşılır biçimde ifade etmelerini sağlamak,
  7. Bilimsel, yapıcı, eleştirel ve yaratıcı düşünme, kendini ifade etme, iletişim kurma, iş

birliği yapma, problem çözme ve girişimcilik gibi temel becerilerini geliştirme

  1. Bilgiyi araştırma, keşfetme, yorumlama ve zihinde yapılandırma becerilerini geliştirmek,
  2.  Basılı materyaller ile çoklu medya kaynaklarından bilgiye erişme, bilgiyi kullanma ve üretme becerilerini geliştirmek,
  3. Çoklu medya ortamlarında aktarılanları sorgulamalarını sağlamak,
  4. Kişisel, sosyal ve kültürel yönlerden gelişmelerini sağlamak,
  5. Millî, manevi, ahlaki, tarihî, kültürel, sosyal, estetik ve sanatsal değerlere önem vermelerini sağlamak; millî duygu ve düşüncelerini güçlendirmek,
  6. Türk ve dünya kültür ve sanatına ait eserler aracılığıyla millî ve evrensel değerleri

tanımalarını sağlamaktır. (2015 Türkçe Öğretim Programı)

2.4.3. Fen Bilimleri Öğretim Programı

Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programının vizyonu; “Tüm öğrencileri fen okuryazarı bireyler olarak yetiştirmek” olarak tanımlanmıştır. Araştıran-sorgulayan, etkili kararlar verebilen, problem çözebilen, kendine güvenen, işbirliğine açık, etkili iletişim kurabilen, sürdürülebilir kalkınma bilinciyle yaşam boyu öğrenen fen okuryazarı bireyler; fen bilimlerine ilişkin bilgi, beceri, olumlu tutum, algı ve değere; fen bilimlerinin teknoloji toplum-çevre ile olan ilişkisine yönelik anlayışa ve psikomotor becerilere sahiptir. Fen okuryazarı bireyler, fen bilimlerine ilişkin temel bilgilere (Biyoloji, Fizik, Kimya, Yer, Gök ve Çevre Bilimleri, Sağlık ve Doğal Afetler) ve doğal çevrenin keşfedilmesine yönelik bilimsel süreç becerilerine sahiptir. Bu bireyler, kendilerini toplumsal sorunlarla ilgili problemlerin çözümü konusunda sorumlu hisseder, yaratıcı ve analitik düşünme becerileri yardımıyla bireysel veya işbirliğine dayalı alternatif çözüm önerileri üretebilirler. Bunlara ek olarak fen okuryazarı bir birey, bilgiyi araştırır, sorgular ve zamanla değişebileceğini kendi akıl gücü, yaratıcı düşünme ve yaptığı araştırmalar sonucunda fark eder. Bilginin zihinsel süreçlerde işlenmesinde, bireyin içinde bulunduğu kültüre ait değerlerin, toplumsal yapının ve inançların etkili olduğunun farkındadır. Fen okuryazarı bireyler, sosyal ve teknolojik değişim ve dönüşümlerin fen ve doğal çevreyle olan ilişkisini kavrar. Ayrıca, fen bilimleri alanında kariyer bilincine sahip olan bu bireyler, bu alanda görev almak istemeseler bile fen bilimleri ile ilişkili mesleklerin, toplumsal sorunların çözümünde önemli bir rolü olduğunun farkındadır.

Fen Bilimleri dersi öğretim programı 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2. Maddesinde ifade edilen Türk Milli Eğitiminin genel amaçları ile Türk Milli Eğitimin Temel İlkeleri esas alınarak hazırlanmıştır.

Tüm bireylerin fen okuryazarı olarak yetişmesini amaçlayan Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’nın temel amaçları şunlardır:

  1. Biyoloji, Fizik, Kimya, Yer, Gök ve Çevre Bilimleri, Sağlık ve Doğal Afetler hakkında temel bilgiler kazandırmak,
  2. Doğanın keşfedilmesi ve insan-çevre arasındaki ilişkinin anlaşılması sürecinde, bilimsel süreç becerilerini ve bilimsel araştırma yaklaşımını benimseyip karşılaşılan sorunlara çözüm üretmek,
  3. Bilimin toplumu ve teknolojiyi, toplum ve teknolojinin de bilimi nasıl etkilediğine ilişkin farkındalık geliştirmek,
  4. Birey, çevre ve toplum arasındaki karşılıklı etkileşimi fark etmek ve toplum, ekonomi, doğal kaynaklara ilişkin sürdürülebilir kalkınma bilincini geliştirmek,
  5. Fen bilimleri ile ilgili kariyer bilinci geliştirmek,
  6. Günlük yaşam sorunlarına ilişkin sorumluluk alınmasını ve bu sorunları çözmede fen bilimlerine ilişkin bilgi, bilimsel süreç becerileri ve diğer yaşam becerilerinin kullanılmasını sağlamak,
  7. Bilim insanlarının bilimsel bilgiyi nasıl oluşturduğunu, oluşturulan bu bilginin geçtiği süreçleri ve yeni araştırmalarda nasıl kullanıldığını anlamaya yardımcı olmak,
  8. Bilimin, tüm kültürlerden bilim insanlarının ortak çabası sonucu üretildiğini anlamaya katkı sağlamak ve bilimsel çalışmaları takdir etme duygusunu geliştirmek,
  9. Bilimin, teknolojinin gelişmesi, toplumsal sorunların çözümü ve doğal çevredeki ilişkilerin anlaşılmasına olan katkısını takdir etmeyi sağlamak,
  10. Doğada meydana gelen olaylara ilişkin merak, tutum ve ilgi geliştirmek,
  11. Bilimsel çalışmalarda güvenliğin önemini fark ettirmek ve uygulamaya katkı sağlamak,
  12. Sosyo-bilimsel konuları kullanarak bilimsel düşünme alışkanlıklarını geliştirmektir.(2013 Fen Bilimleri Öğretim Programı)

 

3.BULGULAR

Türkiye Cumhuriyeti ile Pisa da yüksek puan almış Estonya, Slovenya, Singapur gibi ülkelerin başarıları sadece öğretim programlarına elbette bağlı değildir. Bu durumu etkileyen bazı faktörler aşağıda sıralanmıştır.

  • Kişi başına düşen gelir miktarı eğitime ayrılacak payı etkilediğinden bir etmendir.
  • Öğrenci ve öğretmen sayısı,ülke nüfusu, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı,derslik başına düşen öğrenci sayısı
  • Ailelerin eğitim durumu

Tüm bu etmenlerin dışında öğretim programı hedefleri değerlendirildiğinde ülkelerin benzer hedefleri olduğu görülmektedir.

Estonya Matematik Programına göre matematik öğretimi öğrenciye anlama, mantıklı düşünme, mekansal ilişkileri kurma, dünyayı açıklama istekleri oluşturur. Yazılı ve zihinsel hesaplama becerileri kazandırır. Öğrencilerin mantıksal ve yaratıcı düşünmelerine önem verir. Doğruluk, tutarlılık ve çalışma süresi boyunca öğrenci aktifliğine önem veriyor.

Programın kazandırmak istediği bazı yetkinlikler şunlardır.

Matematiksel Yetkinlik, Mükemmellik değeri, Sosyal Yetkinlik, Kendi kaderini tayin, Haberleşme yetkinliği, Girişimcilik Yeterliliği

Singapur ilköğretim sonucunda eğitimde istenen sonuçları şu şekildedir.

  • Doğruyu yanlışı ayırt edebilmeli
  • Öğrendiklerini başkalarıyla paylaşabilmeli
  • Başkalarıyla arkadaşlık kurabilmeli
  • Merak duygusu gelişmiş olmalı
  • Başkalarını düşünebilmeli
  • Kendini ifade edebilmeli
  • Kendi çalışmalarıyla gurur duyabilmeli
  • Sağlıklı alışkanlıklar geliştirilmeli
  • Singapur’u sevmeliler

 

Sloven kültürünün farkında ve sosyal yaşam kurallarını bilen bireyler yetiştirmek.

Dil, milliyet ve vatandaşlık geliştirmek ,aynı zamanda diğer diller ve milletler saygı ve hoşgörü olarak ve kültürler arası güçlendirmek .

Slovence tarihinde oynadığı rolün farkında olarak Slovenyanın  gelişmesinin çeşitli aşamalarında bilgisinin en temel seviyesinde katkı sağlamak.

Türkiye Cumhuriyeti Türkçe dersi öğretim programı hedefleri Sözlü iletişim, okuma ve yazma becerilerini geliştirmek,

Türkçeyi, konuşma ve yazma kurallarına uygun olarak bilinçli, doğru ve özenli kullanmalarını sağlamak,

Düşünme, anlama, sıralama, sınıflama, sorgulama, ilişki kurma, eleştirme, tahmin etme, yorumlama, analiz-sentez yapma ve değerlendirme becerilerini geliştirmek,

Okuduğu, dinlediği ve izlediğinden hareketle, söz varlığını zenginleştirerek dil zevki ve bilincine ulaşmalarını; duygu, düşünce ve hayal dünyalarını geliştirmelerini sağlamak,

Tüm bu örneklerden yola çıkarsak ülkeler ortak dil ve vatandaşlık anlayışı geliştirmeyi amaçlamış ve bunu öğretim programının hedeflerine yerleştirmişlerdir.

 

 

 

4.TARTIŞMA SONUÇ

Hedefler ve öğretim programının istenilen sonuçlarına bakıldığı zaman Pisa sınavındaki başarı ile hedefler arasında ilişki olduğu gözlenmektedir. Ülkelerin uzun vadedeki eğitim politikaları doğru hedefler ile birleşip doğru zeminde uygulandığında uluslar arası standartlar yakanmış oluyor. Karşılaştırılan ülkelerin öğretim hedefleri ile Türkiye’nin hedefleri arasında benzer politikalar olmasına karşın başarının artmaması programın öğretim durumları aşamasında sorunlar olduğu tezini ortaya çıkarabilir. Ayrıca hedeflerin uygulayıcılar tarafından içselleştirilememesi başarısızlıktaki bir diğer etmen olarak karşımıza çıkmaktadır. Milli eğitim tarafından genel öğretim hedefleri çizilememesi paydaşlara aktarılmaması Pisa 2015 te başarıyı olumsuz etkilemiştir. Kabul edilmesi gereken konu Türkiye’nin artan eğitim yatırımlarına rağmen başarısının düşmesidir. Ancak başarısızlığı kabullenip önlemlerin alınması olumsuz yöndeki görüntünün düzelmesini sağlayacaktır. Program hedeflerinin eğitim ve öğretimi oluşturan tüm paydaşlarca anlaşılması ve tutarlı bir şekilde uygulanması başarıyı getireceği öngörülmektedir.

Uğur TUNA  – Doç Dr. Levent ERASLAN

KAYNAKÇA

 

 

Dr. Mehmet BİREKUL, 2018

 

 

 

Total Page Visits: 199 - Today Page Visits: 2