Waldorf-Montessori-Reggio Eğitim Modelleri

Waldorf-Montessori-Reggio Eğitim Modelleri

21 Ağustos 2017 Kapalı Yazar: admin

WALDORF

  • 1919 yılında Rudolf Steiner tarafından geliştirilen yaklaşımın temel amacı, çocuğun tüm gelişim alanlarına odaklanarak eğitim almasıdır. Eğitimin ilk yıllarında oyun ile öğrenme amaçlanmaktadır.
  • Oyun merkezli Waldrof yaklaşımında, belirli etkinlikler ve rutin çerçevesinde farklı yaş gruplarındaki çocukların aynı sınıflarda eğitim alması sağlanmaktadır ve aynı öğretmen ile birkaç yıl devam etmektedir.
  • Yoğun bahçe zamanının olduğu programda, çocukların doğa ile iç içe olması, doğa bilinci ve sevgisinin oluşturulması amaçlanmaktadır.
  • Tüm etkinliklerin yaratıcı yollarla planlanması ve uygulanması amaçlanmıştır.
  • Dikkat çeken bir özelliği, akademik gelişime çok fazla odaklanmaması(7 yaşa kadar oyun ile öğrenme) ve media’yı(bilgisayar, video, elektronik aletler) programın dışında tutmasıdır.
  • Waldrof eğitim sisteminde okuma-yazma çalışmaları 1. Sınıfta başlar.
  • Rudolf Steiner’in şu sözü Waldorf Yaklaşımı’nı oldukça belirgin bir şekilde özetlemektedir.

“Çocukları saygıyla kabul edin,

Sevgiyle eğitin,

Geleceğe özgürce yollayın.”

Neden Waldorf?

  • Çocuğunuzun bireysel gelişimini desteklemek için,
  • Çocuğunuzun “neyi düşünmesindense” “nasıl düşünmesine” odaklandığınız için,
  • Çocuğunuzun yaratıcılığını destekleyerek çok yönlü gelişimini desteklediği için,
  • Ve, çocuğunuz bir Waldrof okulunu bitirdikten sonra, kendi yolunda kimseye ihtiyaç duymadan büyük bir özgüven ile ilerlemesi için…

 

MONTESSORI

  • 1900’lerin başlarında Roma’da Maria Montessori tarafından geliştirilen bu yaklaşımın merkezinde çocuk vardır ve öğretmen çevreyi hazırlamak ve çocuğun çevresi ile etkileşime geçmesinden sorumludur.
  • Akademik gelişimi desteklemekle birlikte,  çocukların kendilerine özgü birey olduklarına ve kendi kapasiteleri doğrultusunda öğrendiklerine de odaklanmaktadır.
  • Ayrıca, özgüven, inisiyatif, konsantrasyon, düzenlilik, ne istediğini bilme, bağımsızlık, başkalarına olan saygıyı geliştirme bu yaklaşımı nitelemektedir.
  • Farklı yaş gruplarındaki çocukların aynı sınıflarda eğitim görmesine imkân veren yaklaşımın amacı, büyük yaş çocukların daha küçük yaş çocuklar için rol model olması;  büyük yaş çocuklar için de yardımlaşma ve özgüveninin desteklenmesidir.
  • Montessori okullarında kullanılan oyuncaklar da sahip olduğu niteliklerle farklılıklar gösterir. Çocukların farklı duyu organları ile oyuncakları keşfetmeleri sağlayacak özgür bir ortam oluşturulur.  Bu oyuncaklar hem küçük kas gelişimini sağlarken hem de basitten zora, somuttan soyuta öğrenmeyi destekler.

Neden Montessori?

  • Çocukların daha bağımsız ve liderlik becerileri ile öne çıkması için,
  • Sakin ve özgür bir ortamda öğrenmenin gerçekleşmesi için,
  • Çocukların bireysel farklılıklarına odaklandığı için…

 

REGGİO EMILIA

  • İtalya’da, 1940’larda, Reggio Emilia adı verilen bir kasabada anne-babaların çocukları için bir okul kurma isteğiyle ortaya çıkan bir yaklaşımdır.
  • Çocukların araştırmaya teşvik edilmesi ve öğretmenlerin de çocukları araştırmaya yönlendirmesi üzerine geliştirilmiştir.
  • Proje merkezli olarak bilinen Reggio Emilia okulları, birçok okul öncesi programı içinde barındırır. Projeler çocukların ilgilerine göre seçilir ve müfredat oluşturulur. Örneğin, bahçede bulduğu bir çiçeğin nasıl büyüdüğünü soran bir öğrencisine, öğretmen direk cevap vermek yerine çocuklarla cevabı bulmak üzerine çalışır. Çocuklarla bir bahçe oluştururlar ve bitkileri araştırırlar. Öğretmenin rolü çerçeveyi belirlemek ve içinde çocukların araştırmasını ve özgürleşmesini sağlamaktır.
  • Çocuklarla ilgili gözlemlerin belgelenmesi, yazılı, video ve fotoğrafların depolanması önemlidir. Portfolyo da diyebileceğimiz bu çalışmalar yıl içinde çocuklarla beraber oluşturulur ve üzerinden geçilerek çalışmalara devam ettirilir.

Neden Reggio Emilia?

  • Çocuğunuzun iyi bir vatandaş olması için,
  • Çocuğunuzun sorunları ve anlaşmazlıkları çözme becerisini edinmesini sağlamak için,
  • Proje bazlı çalışarak işbirliği içinde çalışmak için…

                                                                 (Eğitimpedia/onlinetek)

Kısa bir değerlendirme yapacak olursak;

 

–Üç metodun da  temelinde çocuk merkezli olması, bir şeyler üretmeyi  teşvik etmesi ve çocukların kendi kendilerine ve olağan vaziyette ve hızda gelişim göstermelerine önem verilmektedir.

-Genel olarak çocuklar bildiğimiz ölçme değerlendirme şekliyle not sistemi ile değerlendirilmiyorlar.

Waldorf  yaklaşımında, avrupadaki bazı okullarda notlar, sınavlar yok. Notları gösteren karne yerine bilgi değerlendirmeleri  söz konusu.

Montessori için de sonuç çoğunlukla değerlendirmeler şeklinde gerçekleşse de, yine de ölçüm metodu olarak belli bir seviyede sınavları kullanabiliyorlar.

Emillia’da ise bu değerlendirmeler, kayıtlar olarak geçiyor.

– Her üç metod da, ailelerin okulla ciddi bir işbirliği içinde olmasını teşvik ediyor.

-Her üçününde arkasında belli bir spiritüel anlayış mevcut. Hatta bu Montessori’de mistik ve dini ögeler olarak daha çok ortaya çıkarbilmektedir.

Waldorf’ta antroposofi (antroposophy), Emillia’da spiritüellik olarak karşılık buluyor.

 

Bu üç yaklaşımda farklılıklar da görülebilmektedir.
-Waldorf eğitim sisteminde eğitim öğretmenlerin liderliğinde ilerliyor. Emillia’da ise öğretmenle işbirliği yapılıyor. Montessori’de ise eğitim, çocuğa rehberlik etmek olarak geçiyor.

-Öğretmenler, Montessori’de her yaşa veya sınıf seviyesine göre değişirken, Waldorf’ta ilkokul yılları boyunca sabit kalıyor, Emillia’da ise 3 yıllık döngülerle değişiyor.

-Öğrenme metotları konusunda, Montessori’de çocuklar ilgi alanlarına göre çeşitli gruplar halinde çalışırlarken, Waldorf’ta hayal gücü ve bir şeyler üretebilmeyi geliştirmek üzere sınıfça aktiviteler yapıyorlar. Bu durum Emillia’da ise ilgilendikleri ‘projeler’ ve proje grupları olarak gerçekleşiyor.

Tarihsel ve bilimsel bilgiler ışığında, özetle tüm bu pedagojik yaklaşımlar Avrupa’dan çıkmış ve tüm dünyada uygulanıyor. Dikkat edilmesi gereken özellikleri, çıktıkları yerler hep düşük gelir grubu çevresi olmasına rağmen, bugün özellikle Amerika’da, orta ve üst düzey gelir grubuna yönelik okullar olarak sunuluyor.

Aslında bütün bu yaklaşımlar ciddi birer araştırma konusudur  ve teorinin pratiğe ve günümüz şartlarına uyarlanması konusunda çok farklı görüşler ortaya çıkmaktadır.

 

Türkiye’de son yıllarda eğitim konularının bir nevi moda gibi popüler literatür haline gelmesi, tartışılması gereken bu konuda pek çok ciddi eğitim yaklaşımlarının üstünün hızla örtülmesine sebep olmaktadır. Halbuki bu akımların uygulanması konusu ülkeden ülkeye, okuldan okula değişiklikler gösterebilmektedir. Bu üç akımın uygulanabilir taraflarının geleneksel eğitim metotlarına entegre etmeye çalışılmasıyla birlikte tam bir verimlilik söz konusu değildir.. Teorilerin pratiğe geçirilmesi, bu yaklaşımların uygulanmasında eğitimciler ve eğitim yöneticileri tarafından içselleştirilemediği görülmektedir. Dolayısıyla bu yaklaşımlarla ilgili moda tabirlerin basitliğindeki terimlerle bu eğitim modellerinin entelektüel yaklaşımlar olarak gösterilmeye çalışılması ve en iyi metotlar gibi ifade edilmeye çalışılması doğru değildir.

 

Dr.Mehmet Birekul, 2017

 

Total Page Visits: 1079 - Today Page Visits: 1